KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMELERİ -1-

                Karbon Monoksit (CO) Nedir?

                Karbonmonoksit Gazı; doğal gaz, gaz yağı, benzin, tüp gazı, kömür ve odun gibi yapısında “karbon” bulunan yakıtların yanması veya tam olarak yanmaması sonucunda oluşan dumanda yer alan zehirli bir gazdır. Tatsız, renksiz, kokusuz olması ve tahriş etme özelliğinin olmaması nedeni ile fark edilmediği için “sessiz katil” olarak bilinmektedir. Bu sessiz katile karşı hepimiz tedbirli olmalıyız.

 

                Karbon Monoksit Nerelerde Bulunur?

                Karbon içeren yakıtların havalandırması az olan yerlerde yakılması sonucu, yangınlarda diğer toksik gazlarla birlikte, maden ocaklarında, garaj veya benzeri yerlerde egzoz dumanına bağlı olarak, propan yakıtı ile çalışan portatif kamp ısıtıcılarının kullanılması durumla-rında karbon monoksit zehirlenmesi sıklıkla görülmektedir. Bu tür ortamlarda uzun süre kalan kişilerin bu gazı soluması sonucu ölüme neden olabilecek zehirlenmeler olmaktadır. Bir başka kaynak ise boya sanayisinde kullanılan ve organik bir solvent olan metilen kloridle temastır.

 

                Karbon Monoksit Zehirlenmesi Nasıl Olur?

                Karbon monoksit, solunduktan sonra akciğerler aracılığıyla kana geçer. Karbon monoksit gazı kırmızı kan hücrelerinin içerisinde bulunan ve dokulara oksijen taşıyan hemoglobine oksijenden ortalama 200 kat daha hızlı bağ-anır. Karbon monoksitin hemoglobinle birleşmesi sonucu karboksihemoglobin (COHb) oluşur. Vücudumuzda yer alan oksijen azalarak karbon monoksit ile yer değiştirir. Kan dokulara yeterince oksijen taşıyamaz. Kalp, beyin ve diğer organlarımız çalışamaz hale gelir. Bu da hastalıklara ve en kötüsü ölümlere neden olur.

 

                Karbon Monoksit Zehirlenmesinin Belirtileri Nelerdir?

                Karbon monoksit zehirlenme-sinde ilk belirtilerin baş ağrısı, yorgunluk hissi, mide bulantısı, nezle hali olması nedeni ile nezle ve grip gibi viral  hastalıklarla   karışabilmektedir. (önemli bir farklılık olarak bu tip zehirlenmede ateş görülmez) Bu nedenle ev ya da grup içinde bulunan diğer bireylerde de belirtilerin aynı zamanda olması karbon monoksit zehirlenmesi yönünden önemlidir. Genellikle semptomların ağırlığı CO düzeyi ve maruz kalınan süre ile ilişkilidir ama bu her zaman geçerli olmayabilir.

 

                 

 

                Hafif Düzeyli Karbon Monoksit Zehirlenmelerinde Belirtiler;

 

                • Baş ağrısı,

                • Yorgunluk ve bitkinlik hissi,

                • Nefes darlığı,

                • Mide bulantısı,

                • Baş dönmesi şeklindedir.

 

                Ciddi Düzeyli Karbon Monoksit Zehirlenmelerinde İse;

 

                • Sersemlik,

                • Kusma,

                • Kas koordinasyonunun kaybolması,

                • Bilinç kaybı,

                Ölümle sonuçlanır.

 

                Risk Grubunda Yer Alan Meslek Grupları

 

                • Trafik polisleri,

                • İtfaiye çalışanları,

                • Kapalı garajlarda çalışanlar,

                • Çelik endüstrisi çalışanları,

                • Boya temizleme işlerinde faaliyet gösterenler,

                • Kalorifer kazanı dairesinde çalışanlar ile

                • Otomobil tamircileri meslek olarak risk altında olan kişilerdir.

                Karbon monoksit zehirlenmeleri hamileler, iki yaş altı çocuklar, yaşlılar, kansızlık, solunum sistemi ve kalp hastalığı olan kişiler için daha büyük risk oluşturmaktadır.

 

                Karbon Monoksit Zehirlenmesinde İlkyardım Nasıl Yapılır?

 

                • Zehirlenen bir kişiye yardıma koşan kişi de zehirlenme tehlikesine karşı kendisini korumalıdır

                • Hemen camlar açılmalı, açılmıyorsa kırılmalıdır,

                • Hasta hızla ortamdan uzaklaştırılmalıdır.

                • Acil Yardım Servisi 112 aranmalıdır.

                • Açık havaya çıkıldığında ya da tehlikeden uzaklaştırıldığında hava yolu açık değilse hava yolu açılmalı, solunum yoksa Temel Yaşam Desteğine başlanmalıdır.

                Korunmak için Neler Yapmalıyız?

                Ev ve işyerlerinde doğal gaz ile kullanılan cihazların her yıl bakımlarını yaptırarak iyi durumda olduklarını kontrol edilmeli. Doğalgaz cihazlarına yeterli oksijen sağlanmalıdır. Onun için pencerelerden içeriye oksijen girmesini sağlayacak açıklıklar olmalıdır. Bunlar hiçbir zaman kapatılmamalıdır. Cihazın içerisine hava girişi sağlayan kısmı bloke edilmemelidir. Soba yakılan odalar sık sık havalandırılmalıdır. Baca ve soba borusu bağlantısının uygun bir biçimde yapıldığından emin olunmalıdır. Soba kurarken fazla dirsek kullanımından kaçınılmalıdır. Zorunlu olmadıkça dirsek kullanılmamalıdır.  Bacalar dışarıya kaçak olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Dışarıya kadar metal bir boru ile kaçak olmayacak şekilde gitmelidir. Bacaların ve boruların temiz ve tıkanıksız olduğunu garanti altına alınmalı.

 

                Sık sık baca tepmesi oluyorsa baca deliğinin uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Rüzgâr yönüne göre yön değiştiren baca kapakları en uygunudur. Şofbenler standartlara uygun olmalı, oksijen yetersizliği olduğunda kendiliğinden sönen tipte olanlar seçilmelidir. En iyisi ban-yolarda bulunmaması mümkünse balkonlara ya da havadar mekânlara konulmalıdır.  Şofbenle ilgili bozukluklar yeterli eğitim görmüş teknik elemanlarca yapılmalıdır.  Banyo uygun bir şekilde havalandırılmalıdır. Kapalı veya yarı kapalı garajlarda motorlu taşıtları uzun süre çalışır durumda bırakılmamalı.

 

                Özellikle Lodoslu havalarda ölüm oranlarında artış gözlendiğinden dolayı bacalar standartlara uygun değilse soba yakılmamalı, yakılması zorunlu ise gece mutlaka söndürülmelidir. Karbon monoksit sensörleri kullanılmalı, karbon içeren yakıtların kullanıldığı odalara yerleştirilen bu cihazlar karbon monoksit gazını algılar ve alarm devreye girer. Çıkardığı kuvvetli ses saye-sinde ev içerisinde yaşayan kişilerin uyarılmasını sağlar. Odada korbonmonoksit gazı bulunduğu sürece müdahale edilmedikçe alarm devre-den çıkmaz. Birçok ülkede bu tip sensörlerin kullanılması mecburi tutulmaktadır.

 

                Ölçümleri PPM cinsinden yapıp gösterenler tercih edilebilinir. Ömrü 5 – 6 yıl olan bu cihazların, elektrik kesintilerinde de çalışabilmesi pilli olanları tercih edilmelidir.

              

DEVAM EDECEK...