SARIÇAYIR’dan DEMİRCİ AKINCILARINA

30 Ağustos 2019 Cuma günü Demirci Akıncıları Millî Bilinç Kampında İzcilerimize Yapılan Sunum :

“DEMİRCİ’NİN KURTULUŞU VE

ZAFER BAYRAMINI YAŞADIĞIMIZ

BU GÜNDE

ŞEHİTLERİMİZİ VE GAZİLERİMİZİ

RAHMET, MİNNET VE ŞÜKRANLA

ANIYORUZ...

“Şehitler Tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak, dalgalanmak için;

Rüzgar bekliyor”

Sayın;

Belediye Başkanım,

Belediye Meclis Üyeleri,

Varlıkları ile programa anlam katan değerli gazilerimiz;

Milletin derdini omuzlarına yükleyerek yüreği vatan sevdası ile dolu nesiller yetiştirmek için çırpınan kıymetli izci liderlerimiz;

Demirci Akıncıları milli bilinç kampına Ankara, Balıkesir, İzmir, Manisa, Muğla ve diğer illerimizden katılan kalpleri ay yıldız için atan geleceğimizin ümidi izcilerimiz, rüzgarlarımız...

Saruhanoğullarının son başkenti, İstiklâl Harbi’nin Akıncılar bölgesinin merkezi Demirci’mize hoşgeldiniz.

Şerefli bir tarih ve şerefli bir mücadeleye tanıklık yapmış topraklardasınız..

Bugün ay yıldızlı bayrağın gölgesinde yaşıyorsak, hür bir şekilde vatanımızın havasını soluyorsak, bu topraklarda ve Anadolu’nun her karış toprağında dökülen kanların ve verilen mücadelelerin sayesindedir.

Şu anda sizleri ağırladığımız bu topraklar Batı Cephesi’nde Yunan ordusuna karşı Milli Mücadele’nin ilk askeri zaferinin kazanıldığı topraklardır. Çerkez Ethem’in komutasındaki beş bin kişilik Kuvayı Seyyarenin, on bin kişilik Yunan tümenini yenilgiye uğrattığı topraklardır.

Türk Hava Kuvvetleri’nin düşmana karşı ilk hava saldırısını gerçekleştirdiği topraklardır.

“Ey Türk, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir” diyen Bilge Kağan’ın, 

“Ya İstiklal ya ölüm!” diyen Mustafa Kemal’in hitabının karşılık bulduğu topraklardır.

İstiktâl Harbi’nde Akıncılar bölgesi olarak adlandırılan, merkezinin Demirci olduğu yedi il ve yirmi dokuz ilçeyi kapsayan ve pek bilinmeyen bir destanın yazıldığı topraklardır.

Bu destanı yazanlar Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem’in liderlğinde savaşan Demirci Akıncılarıdır.

Bir buçuk yıl düşman kuşatması altında yok ve yoksulluk içerisinde vatan sevdası ile canlarından, mallarından, çoluk çocuklarından vazgeçip silaha sarılarak bu dağların yüce kartalları olmuşlardır.

Düşman ile altmış defa çarpışmışlar düşmana 787 ölü bıraktırmışlardır.

Ordumuza istihbarat sağlamışlar, telefon ve telgraf hatlarını kesmişler, Yunanlıların cephane taşıyan trenini havaya uçurmuşlardır. Birçok köyü yağma ve yakılmadan kurtarmışlardır.

İşte onlar tıpkı ecdatları gibi “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.” mısralarının 20. yüzyıl muhatapları olmuşlardır.

Demirci 18 defa işgal ve geri alma mücadelesinin yaşandığı, Batı cephesinde kesintisiz işgal edilemeyen tek şehirdir.

Ocak 1921’den 1922 Ağustos’unun sonuna kadar çoğu zaman yüzü aşmayan Akıncıların peşine Yunan Genelkurmayı on iki bin kişilik tümeni takmış ve Yunan tümeni Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşları sırasında Yunan birliklerine destek verememiş ve Demirci Akıncılarını takip sebebiyle saf dışı kalmışlardır. Yunanlıların geride daha çok asker tutmasını sağlayarak; silah, cephane ve yiyecek desteklerini sekteye uğratarak Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşlarının kazanılmasında çok önemli bir katkıda bulunmuşlardır.

Evet, bu mücadelede Yunan’a 787 ölü bıraktıran Demirci Akıncıları 21 şehit vermiştir. Dünü ve bugünüyle şehitlerimizin taşıdığı duyguyu ne güzel ifade etmiş Yahya Kemal; 

“Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin, En son koşumuzdur bu, asırlarca bilinsin; Bir bir açılırken göğe, son defa yarıştık, Allaha giden yolda, meleklerle karıştık.”

İşte bu destanları yazanların sembolleşmiş kahramanları Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem, Demirci ve Simav’dan sorumlu 11. Müfreze Komutanı Parti Pehlivan, beşeri aşklarını vatan aşkına dönüştürerek yirmi yaşında şehit olan Gördesli Makbule ve kocası şehit Halil Efe’dir.

Evet izcilerimiz;

Evet izcilerimiz; İstiklâl Marşımız korkma diye başlıyor.

Korkma diye başlayan bir İstiklâl Marşı’nı kanlarıyla yazan bir ecdadın torunlarıyız. Korkmayız.

Dün 14 yaşındaki Antepli Şehit Kamil,

Bugün 15 yaşındaki Trabzonlu Eren Bülbül,

Dün Malazgirt Destanını yazanlar,

Bugün Afrin destanını yazanlar

Ne diyordu Afrin’e giderken Samsunlu Uzman Çavuş Mehmet Kuzu: İstikamet neresi sorusuna Kızıl Elma diyordu.

Ne diyordu Malazgirt Destanı adlı şiirinde Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

“Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,

Anadolu başlar, vatan olmaya...

Kızıl elmaya hey... Kızıl elmaya!!!

 

En güzel marşını vurmada mehter

Ya Allah... Bismillah... Allahuekber”

“Fıtrat değişir sanma, kan yine o kandır”​​​​​​​

 

Mustafa Kemal diyor ki “Toroslarda ocağı tüten bir yörük çadırı görürseniz rahat uyuyunuz. Henüz daha bir şey bitmemiş demektir.”​​​​​​​

Zaman değişir, ruh değişmez

Dünden bugüne hiçbir şey değişmedi, Değişmeyecek de...

Cephenin adı değişir: Malazgirt olur, Mohaç olur, Sakarya olur, Fırat Kalkanı olur Zeytin Dalı olur, Ama her daim kahraman olur. Yürek işidir bu iş; bayrak aşkı ister, vatan aşkı ister...

Ne diyor Atsız :

“İnsan büyür beşikte, mezarda yatmak için,

Ve...

Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için”

İşte Demirci’mize büyük bir onur ve gurur bırakan İbrahim Ethem’e Atatürk “Türkler adsız doğar, ancak kazandıkları başarılarla adlarını kendileri kazanırlar. Sen soyadını kendin kazandın. Akıncılık yaptın. Çok başarılı bir hizmet verdin. Bence Akıncı soyadını almalısın” dediği bir şerefe sahiptir.

Demirci Akıncılarının yaptığı 18 aylık mücadelelerinin günlüğünü tutan İbrahim Ethem’in bu günlükleri dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak tarafından görülür ve Albay Baki Vandemir’den özetinin çıkarılarak askeri okullarda okutulmasını istemiş ve bunun üzerine 1936’da Demirci Akıncıları (Gerilla) olarak basılmıştır.

Turgut Özakman’ın Kurtuluş Savaşı ile ilgili belge romanı özelliğindeki “Şu Çılgın Türkler” adlı milyonlarca okuyucuya ulaşan kitabın on iki yerinde Kaymakam İbrahim Ethem ve Demirci Akıncıları’ndan bahsedilmektedir.

“Demirci Akıncıları İçin Söyle” klibimiz yaklaşık üç milyon izleyiciye ulaşmıştır.

Demirci Akıncıları onurumuzdur

Demirci Akıncıları gururumuzdur.

Bizlere bağımsız bir vatan kazandıran başta Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam İbrahim Ethem olmak üzere, Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını sonsuz rahmet ve derin bir saygıyla anarak sözlerimi Arif Nihat Asya’nın “Dua” adlı şirinin son bölümüyle tamamlıyorum.

“ Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;

Ve vatansız bırakma Allah’ım!

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu

Müslümansız bırakma Allah’ım! ”

 

Saygılarımla.

 

Hüseyin KINCI