Dr. Nurullah ABALI


Camilerin İlginç Özellikleri -2-

".... Hükümet merkezi olan şehirlerin büyük camilerinde hükümdarların namaz kıldıkları ayrı bölmeye maksure veya hünkâr mahfili denir..."


         İlk yıllarda Mescidü’n-Nebi’nin minaresi yoktu. Rasulullah döneminde Mescid-i Nebevî’nin kıble tarafında Bilâl-i Habeşî’nin ezan okumak için üzerine iple tırmanarak çıktığı üstüvâne (silindir) denilen özel bir yer bulunuyordu. Minarenin ilk şekli olarak düşünülebilecek bu yerin dışında mescidin çevresindeki bazı yüksek yerler kullanılıyordu. Camiye ilk minareyi ekleyen kişi Emevî Halifesi I. Muaviye’nin Mısır valisi Mesleme ibn Muhalled’dir. Daha sonraları ise her kültür, kendi estetik zevk ve anlayışına göre minareleri oluşturmuştur.

         Camilerin avlularında genellikle ortasında abdest almak için şadırvan vardır. İlginç bir özellik olarak Mimar Sinan (ö.1588), yaptığı onlarca camideki şadırvanları hep farklı şekillerde inşa etmiştir.

         Hükümet merkezi olan şehirlerin büyük camilerinde hükümdarların namaz kıldıkları ayrı bölmeye maksure veya hünkâr mahfili denir. Halife Ömer’in mescitte bir saldırı sonucu şehit edilmesi, üçüncü halifeyi fazlaca kaygılandırmış olmalı ki Halife Osman kıble duvarının hemen önün de, mihrap yakınında kerpiçten bir maksure inşa ettirmişti. Bu uygulama daha sonra birçok camide devam ettirilmiştir.

         Son olarak Sultanahmet Camisinin dış avluya giriş kapılarına asılan zincirlerden bahsedelim.

         Günümüzde hâlâ bile zincir asılmaktadır. Bu zincirlerin asılmasının gerekçesi, avluya at üzerinde giren kişilerin attan inmelerini sağlamaktı.

YAZARLAR