Dr. Müberra DURAN


ÇÖLYAKLA YAŞAM

"...Her 100 kişiden 1’i Çölyaklı olduğuna göre O 100 kişiden 1’i sizde olabilirsiniz..."


                Sağlık; sadece hastalık ve sakatlığın olmaması değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinin olması durumudur.                

                Günümüzde teknolojik ve sosyal anlamda gelişmişliğin ulaştığı noktada, herkesin sağlığının korunmasının yanı sıra sağlığı geliştirmek ve mutlu, güçlü, sağlıklı bireyler yetiştirmek amaçlanmalıdır.

                T.C. Sağlık Bakanlığı Stratejik plânında da “Herkes için Sağlık” politikasını geliştirecek ve vatandaşların, sosyal ve ekonomik açıdan verimli hayat sürecekleri iyi sağlık düzeyine erişmesini sağlayacak stratejiler yer almaktadır. Sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, halkın yaşam kalitesini yükseltmek ve halk sağlığını tehdit eden konularda gerekli tüm önlemleri almak gerekmektedir.

                Bakanlığımızca bu kapsamda "Erişkin Bazı Metabolizma Hastalıkları (Troid, Osteoporoz, Gut) ve Çölyak Hastalığı Kontrol Programı" yürütülmektedir.

                Çölyak hastalığı, genetik olarak yatkın bireylerde, buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıl ve tahıl ürünlerinde bulunan “gluten” proteinine karşı duyarlılık sonucu gelişir. Temel olarak bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus (tüysü oluşumlar) denilen yapıların bozulduğu ve dolayısıyla yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir alerjik sindirim sistemi hastalığıdır. Ancak pek çok organ ve sistemleri de etkileyebilir.

                Türkiye’de 6 - 17 yaş grubu okul çocuklarında yapılan çalışmada hastalığın görülme sıklığı %1.7 olarak belirlenmiştir. Yetişkinlerde görülme sıklığı ise %1 olarak bildirilmektedir.

                Çölyak hastalığı, bebek beslenmesine tahıl ve tahıl ürünleri eklendikten sonra her yaşta ortaya çıkabilir. Çölyak hastalığının belirti ve bulguları çok farklı ve değişkendir. Çölyak hastalarında en sık uzun süren, düzelmeyen ishal, tekrarlayıcı sürekli karın ağrısı, karında şişlik iştahsızlık, kilo alamama / kilo kaybı, boy kısalığı, ergenlikte gecikme, kusma, kabızlık, kemik erimesi ve kansızlık gibi belirti ve bulgular gözlenmektedir.         

                Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar yulaf tahıllarında bulunan glutenden uzak sıkı bir diyettir.                

                Çölyak hastaları,  buğday,  arpa, çavdar, yulaflı gıdalar tüketmedikleri gibi ayrıca marketlerde satılan hazır gıdaların içeriklerine dikkat etmelidirler. Mutlaka gluten içermeyen gıdalar tüketmeliler.

                Doğal glutensizlerin dışında glutensiz olarak tanımlanan bir gıda tam anlamı ile glutensiz değildir. Diğer bir deyişle sıfır glutenli bir yaşam olanaksızdır. WHO (World Health Organization-Dünya Sağlık Örgütü) ve FAO (Food and Agriculture Organization- Amerikan Gıda ve Tarım Örgütü) 1998’de kilogramında 200 mg’dan daha az gluten içeren gıdaları glutensiz gıda olarak ilan etmiştir. Ancak 2007 yılında bu sınır 20 miligrama çekildi. Günümüzde de kilogramında 20 mg’dan daha fazla gluten içermeyen gıdalar glutensiz gıda olarak kabul edilmektedir. Ülkemizdeki glutensiz ürün tebliğ uygulamalarda da 2007 yılında kabul edilen değer kullanılmaktadır.

 

                Çölyak hastaları için güvenli yiyecekler:

                • Tüm sebzeler,

                • Tüm meyveler,

                • Tüm bakliyatlar,

                • Tüm katkısız katı ve sıvı yağlar,

                • Yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin,

                • Et, balık, tavuk, (Bu ürünler katkılı olmadıkları gibi daha önce unla kızartılmış bir yağda kızartılıp işleme tabi tutulmamalıdır.)

                • Una batırılmamış konserve çeşitleri,

                • Mısır, pirinç, patatesin hem kendileri hem de unları besin hazırlamada kullanılabilir. Ayrıca kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu da kullanılabilir.

                • Evde çekilmiş güvenli baharatlar.

 

                Çölyak hastalığında diyet tedavisinde tüketilmemesi gereken besinler:

                • Buğday, arpa, çavdar ve yulaf katkılı her türlü ürün. (un, bulgur, bulgur pilavı, irmik, makarna, şehriye, kuskus, ekmek, kek, pasta, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, gofret, simit, kraker, dondurma külahı, unlu tatlılar, gluten içeren hazır salça, ketçap, un ilave edilen çorbalar, soslar, tarhana, yarma gibi).

                • Galeta ununa, una batırılarak kızartılmış tavuk balık gibi et ürünleri.

                • Malt kullanılan içecekler,   v. b.

                • Gluten içeren hazır çorbalar, köfte, pane harçları gibi hazır çeşniler.

                • Sirke, çikolata, puding, sakız, ketçap, mayonez, dondurma gibi gıdaların bazılarında gluten bulunabilmektedir. Bunlar yenilmeden önce muhakkak ürün hakkında bilgi edinilmelidir.

                • Tuzlu, soslu kuruyemişler, glutenle yapıştırıldığı için yasaktır. Ancak bunların glutenle işlem görmemiş hali, gluten içermeyen kuruyemişler serbesttir.

 

                Glutensiz diyette ayrıca nelere dikkat edilir?

                • Doğal gıdalara önem verilmeli. (süt - et-balık - yumurta - sebze - kurubaklagil - pirinç -mısır - patates)

                • Okul ve dışarıda yemek yerken dikkatli seçimler yapılmalı.

                • Buğday unu karışık mısır unu, pirinç ununa dikkat edilmeli.

                • Etiketsiz gıda tüketiminde çok dikkatli olunmalı.

                • İlaçlar, kozmetik ürünleri, şampuan, kremler vb. gluten içerikleri yönünden dikkatli kullanılmalı.

                • Pişirme ve hazırlık aşamasında güvenli gıdaların glutenli gıdalarla bulaş olmamasına dikkat edilmeli.                

                ‘‘ Her 100 kişiden 1’i Çölyaklı olduğuna göre O 100 kişiden 1’i sizde olabilirsiniz.”

 

YAZARLAR