Hüseyin KINCI


DEMİRCİLİLERE HİTAP; Sizin için dağlara çekilen Kaymakamınız İbrahim Ethem

"...Atatürk’ü ziyareti esnasında soyadı konusu gündeme geldiğinde Atatürk “Türkler adsız doğar. Ancak kazandıkları başarılarla zaferlerle adlarını kendileri kazanırlar. Sen soyadını kendin kazandın. Akıncılık yaptın. Çok başarılı bir hizmet verdin. Bence Akıncı soyadını almalısın.” demiş ve bunun üzerine İbrahim Ethem “Akıncı” soyadını almıştır..."


                      (İsmail ÇEŞMECİ - Prof. Dr. Zeki ÇEVİK - Hüseyin KINCI )

                11 Mayıs 1950 tarihinde hayata veda eden İstiklâl Harbimizin milli mücahidi, kahraman Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem’in 70. ölüm yıldönümündeyiz Bu yıldönümünde Kaymakamımızın dağlara çekilirken “Kimsesiz ve öksüz kalan saf ve samimi Demirci ahalisine” diye başlayan 6 - 7 Ağustos 1921 tarihinde yayınladığı 5 maddelik bildirinin sonunda kullandığı yukarıdaki hitabı Demirci için öneminden dolayı yazımızın başlığına uygun gördük.

                İstiklâl Harbinde Demirci’ye kaymakam olarak atanan İbrahim Ethem, 23 Aralık 1920 tarihinde Demirci’ye gelmiştir. Yunanlıların işgal hattı bölgesinde yer alan Demirci ve yöresinin askeri, stratejik öneminden dolayı TBMM hükümeti tarafından özellikle atanmıştır. Daha önce Sındırgı’nın Düvertepe ve Balıkesir’in Şamlı nahiyelerinde Nahiye Müdürlüğü yaptığından dolayı yöreyi çok iyi tanımakla beraber yöre ahalisinden de pek çok dost ve tanıdığa sahiptir. Nitekim Demirci’ye kaymakam olarak geldiğinde Demirci girişinde Beylikleri Mehmet ağa ve birçok kişi tarafından karşılanmıştır.

                Çerkez Ethem’in isyanı ile birlikte Kuvayi Seyyare’nin tasfiye edilmesinden sonra meydana gelen otorite boşluğu Kaymakam İbrahim Ethem’in teşkilâtlandırdığı Akıncı Müfrezeleri ile doldurulmuştur. Çerkez Ethem’in en önemli adamlarından olan Parti Pehlivan ve Usturumcalı Halil Efe’yi de ikna ederek onların müfrezelere dahil olmasını sağlamıştır.

                İşgal altında bulunan topraklarda sivil bir kaymakam olarak kurmuş olduğu bu Akıncı Teşkilâtı ile düşmana, soğuğa, açlığa, yoksulluğa yokluğa, acılara ve dağların zor şartlarına karşı 1,5 yıl mücadele eden kahramanlarımızın komutanıdır.

                İşte birkaç yüz kişilik bu kahramanlar 12 bin kişilik Yunan tümenini aylarca oyalamışlar, haberleşmesini, yardımlaşmasını engellemişler ve 60 muharebe yapmışlardır. Bu mücadelede düşmana 787 ölü verdirmişler, kendileri de 21 şehit vermiştir. Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşları’nın kazanılmasına büyük bir katkı sağlayarak milli mücadelenin şerefli kahramanları olmuşlardır.

                Zaferin kazanılmasından sonra 30 Eylül 1922 tarihinde müfrezelerini terhis ederken son olarak onlara hitapta bulunmuş ve vazifelerini yapmalarının, vatanı kurtarmalarının onuruyla vedalaşıp helalleşmişlerdir.

                KARŞILIKLI SEVGİLER

                “Karşılanış”

                Zaferden sonra Kaymakam İbrahim Ethem’in Sındırgı’dan Demirci’ye geleceğini işiten Demircililerin büyük bir karşılama ve tören yapacağını bilen İbrahim Ethem buna taraftar değildir. Bu sebeple Simav istikametinden giderek bir gün sonra kimseye görünmeden 2 Ekim 1922 tarihinde Demirci’ye girmiş ve derhal belediyeye gelmiştir. Bir anda belediyenin etrafı mahşer yerini alır, ısrarla balkona çıkmasını istemişler, büyük bir sevgi gösterisinde ve tezahüratlarda bulunmuşlardır.

                “Düğün”

                Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem zaferden sonra Sındırgılı Hatice Hanım ile zamanın şartlarına göre muhteşem bir düğünle evlenmiştir.

                Söz konusu düğün, gerek Demirci Kaymakamının gerek de bölgeyi düşman işgalinden kurtaran milli kahramanın düğünü olunca Demirci’den Sındırgı’ya gelin almaya 500 atlı gitmiştir.

                Hem Sındırgı’da hem Demirci’de düzenlenen iki düğün töreni ile evlenmiştir.

 

                “2. Demirci Kaymakamlığı”

                İçişleri Bakanlığı çok önemli hizmetlerin- den dolayı İbrahim Ethem’i terfi ettirerek 3. Sınıf Demirci Kaymakamlığından 1. Sınıf Ayvalık Kaymakamlığına 3 derece birden terfi ettirerek memurluk hayatında pek görülmeyen olağanüstü dikey yükselmeyle atama yapmıştır. İbrahim Ethem böylelikle Ayvalık’ta göreve başlar. Ancak Demircililerin yoğun istekleri ve kendisinin de isteği ile Ayvalık Kaymakamlığı’ndan Demirci Kaymakamlığı’na tekrar atanır. İkinci kaymakamlık dönemi 22 Kasım 1923 tarihine kadar devam etmiştir.

                “Demirci Akıncıları Kitabı”

                Kaymakam İbrahim Ethem’in İstiklâl Savaşı sırasında tuttuğu günlüklerinden (hatıratından) meydana gelen kitabına “Demirci Akıncıları” adını vermesi onun Demircililere olan sevgisinin en güzel örneği ve Demircililere kazandırılmış büyük bir onur ve gururdur.

                -ATATÜRK’TEN İBRAHİM ETHEM’E BÜYÜK ONUR-

                1934 Soyadı Kanunu’ndan sonra İbrahim Ethem önce atalarının lakabı olan “Tüfekçioğlu” soyadını seçer. O dönem, İbrahim Ethem Atatürk ile Selanik’e dayalı dostluğu ve samimiyeti olan ve ‘Atatürk’ün valisi’ olarak bilinen bir isimdir. Atatürk’ü ziyareti esnasında soyadı konusu gündeme geldiğinde Atatürk “Türkler adsız doğar. Ancak kazandıkları başarılarla zaferlerle adlarını kendileri kazanırlar. Sen soyadını kendin kazandın. Akıncılık yaptın. Çok başarılı bir hizmet verdin. Bence Akıncı soyadını almalısın.” demiş ve bunun üzerine İbrahim Ethem “Akıncı” soyadını almıştır.

                - CESUR, DÜRÜST VE VEFALI KAYMAKAMIMIZ -

                İbrahim Ethem Akıncı II. Dünya Savaşı sırasında Muğla Valisi olarak görev yapmaktadır. Savaşan devletler arasında Ege adalarına sahip olma mücadelesi sırasında gelişen olaylar Muğla’da sıcak bir şekilde yaşanmakta ve Muğla teyakkuz halindedir.

                İbrahim Ethem Akıncı bu gelişmeleri yakinen takip etmekte ve değerlendirmektedir. II. Dünya Savaşı’nda yenilen ve savaştan çekilen İtalya’nın elindeki 12 ada önce İngilizlere, daha sonra ise Alman işgali altına girmiştir. Savaşın son safhasında Almanya Türkiye’ye müracaat ederek işgalleri altındaki 12 adayı devretmek istemiştir. Muğla Valisi olarak adaların önemini çok iyi bilen İbrahim Ethem Akıncı bu teklifin kabul edilmesinden yanadır. Ancak dönemin Hükümeti İngilizlerle problem yaşamak istemediğinden bu teklifi kabul etmemiştir.

                Türk siyasi hayatına hileli seçimler olarak geçen 1946 seçimleri sırasında İbrahim Ethem Akıncı Muğla Valisi idi. Milletvekili genel seçimleri öncesi Kaymakamlarla yaptığı toplantıda seçimlerin güvenli bir şekilde yapılmasını istemişti. “Sandıklar size emanet. Emaneti korumak gerekir. Usulsüzlüklere kesinlikle izin vermeyin. Tüm sorumluluk bendedir. Halk kimi istiyorsa ona oy verecek. Herhangi bir partinin lehine davranmayın.” demişti. Nitekim, 1946 seçiminde Ege Bölgesi’nde Demokrat Parti’nin kazandığı tek yer Muğla olmuştu.

                O dönem, 30 hizmet yılını ve 60 yaşını dolduranlarının valilikten emekli edilmesi ile ilgili hükümet tarafından bir karar alınmıştı. Bu karar İbrahim Ethem’i üzmüştü. Daha devlete hizmet edeceğini düşünmekte, Muğla’dan sonra Manisa’ya vali olmak istemekteydi. Manisa Valisi olarak Demirci Akıncıları içinde yer almış, şehitlerin yerleri belli olmayan naaşlarının yerlerini tespit etmek, yeri belli olanlar içinse mezar taşı dikmek ve Akıncı Müfrezeleri’nde hizmet etmiş arkadaşları için bir anıt yapmak istiyordu. Ölümünün 70. yıldönümünde İbrahim Ethem Akıncı’nın bu isteklerinin Demirci için bir vasiyet niteliğinde olduğu hissiyatıyla bu dileğinin yerine getirilmesi hassasiyetini göstermemiz gerekmektedir.

                Rahmet, minnet ve şükranlarımızla…

                Teşekkür: İbrahim Ethem Akıncı ile kendisinin günlüklerinden oluşan “Demirci Akıncıları” kitabı dışında, bu yazıların hazırlanmasında en önemli başvuru ve bilgi kaynağımız Dr. İsmail Oğuz’un 2017 tarihinde yayınlanan “Kuvayi Milliyecilikten Valiliğe: İbrahim Ethem Akıncı” doktora tezidir. Demirci Akıncıları ve İbrahim Ethem Akıncı ile ilgili teferruatlı bilgi edinmek isteyen okurlarımıza  bu iki temel kaynağımız önemle tavsiye olunur.