AHMET TEVFİK SELÇUK
1956 Demirci Doğumlu. Demirci Abdurrahman Şeref Bey İlkokulunu müteakiben Demirci İmam Hatip Okulunu 1974 yılında bitirdikten sonra Erzurum İslami İlimler Fakültesi Kelam ve Felsefe Bölümünü bitirdi. Demirci’de 10 sene el halıcılığı yaptıktan sonra halıcılığı fabrikasyon olarak devam ettirdi. Entegre Halı tesisinde Türk El Halısı desen ve çeşitlerini üretimini el halısı tarzında üreterek Türkiye’de SELÇUKLU markasıyla tanıttı.
DÜRZİLER -1-
1970’li yılların son bir iki senesinde, Türkiye’nin çalkantılı ve zor zamanlarında, TRT’nin Lübnan iç savaşı haberlerini verirken dinleyenlerin manalandırmakta zorluk çektikleri ifadelerle karşılaşınca bahsedilen olaya ait haberleri tereddütle yaklaştılar.
Solcu Müslümanlar ile sağcı Hristiyanların savaşında bugün…..
TRT Müslümanların solculuğunu vurgulayıp duruyor, Hristiyanların ise sağcı olduklarını söyleyip bunu izaha yanaşmıyordu.
Bir müddet sonra gazeteler, TRT’nin solcu Müslüman olarak lanse ettiklerinin DÜRZİ oldukların-dan bahsetmeye başlayınca, bu sefer de Dürzi kelimesi üzerinde halk arasında farklı söylentiler çıkmaya başladı.
Çünkü halk arasında bu kelime sövgü ve hakaret olarak kullanılıyor, fakat manasını bilmiyorlardı.
Dedem de kızdığı insana “Dürzi” hitabıyla hakaret edip “Allah ona hidayet nasip etsin” diye sözünü bitiriyordu.
Dedeme, Dürzi ne manaya geliyor diye sorunca da Allahsız, kitapsız veya sözün gelişine göre muhabbet tellalı bunlar deyip ne olduğu belli olmayan insanlar herhalde derdi.
Üniversite tahsilimi yaptığım o sıralar bunu hocalarıma sorduğum zaman Azteklerin veya Japonların dinlerinden haber verip bunları bize öğreten doçent veya profesörler Dürziliğin ihtisas konuları olmadığını, bu hususta çalışma yapmadıklarını beyan edip konuyu kapatıyorlardı.
Dürzilerle ilgili akademik bir çalışma veya matbu kitap arayanda, konuyla ilgili bir tek kitap bulamıyordu.
Almancadan Türkçeye 1940’ larda tercüme edilip basılan İslam Ansiklopedisi’ne bakılınca da ciddi bir bilgi bulamamıştım.
Ta ki, 2000’ler civarında Dürzilik İlahiyat Fakültelerinin kadrolarının ilgisini çekip tezler ve doktoralar yapılmaya başlanıncaya dek…
1979’lardan zamanımıza ulaşıncaya kadar Dürzilik benim ciddi olarak ilgi alanımda kaldı ve bulduğum bilgileri heybeme toplamaya başladım.
PEKİ BU DÜRZİLER KİMDİ?
Bu soruya net bir cevap verip anlamak için mezhep ve tarikatların başlangıç yıllarına ve ortaya çıkma sebeplerine ciddi olarak bakıp her türlü halk arasında dolaşan garip rivayetlere bulaşmadan neticeye varmamız gerekecek. Bunun için de temel ve tamamlayıcı bilgilere sahip olmamız gerekiyor
İslam dininde fıkıh ve itikadi mezhepler, ehl-i sünnet ve imamiye olarak (Şiilik) iki başlıkta incelenir.
Türk toplumunda ehl-i sünnet başlığı Hanefi, Hanbeli, Maliki ve Şafii isimleri altında incelenir. Bu dört mezhebi “hak mezheb” olarak kabul eder ve çocuklarına bu şekilde öğretirler. Bu dört mezhebin aralarında itikadi olarak (inanç olarak) hiçbir fark yoktur. Birbirlerine son derece say-gılıdırlar. Sadece ibadet şekillerinde ve sünnetle ilgili ibadetlerde çok küçük farklı hükümler ve uygulamalar mevcut olup birbirleriyle de rekabet ve çekişme hiçbir zaman olmamıştır. İmamiye, yani Şia mezhebi veya bunların ilmi olarak akaid kitaplarında “12 İmamcılar” başlığı altında incelenir. Peki, Şia, Şiilik, 12 İmamcılar nedir, ne oluyor?
Hz. Muhammed’in kızı Fatıma -Tüz ZEHRA’nın kocası Hz. Ali’dir. Hz. Ali de Hz. Muhammed’in soyu olan Haşimi soyundan gelmektedir. Bu iki sebepten dolayı peygamber sonrası İslam halifesinin Hz. Ali ve onun evlatları olan Hasan ve Hüseyin’in soyundan gelenleri imam (halife, başkan) kabul edip bu kişileri hayatları boyunca imam olarak kabul edip daha sonraki imamın da soy ve mezhep olarak Hz. Ali üzerinden peygamber efendimize ulaşmasını şart kabul edip iman edenlerin mez-hebine verilen isim İMAMİYE’dir. ŞİA’nın kabul edip iman ettikleri imamlar sırasıyla aşağıdaki gibidir:
1- Hz. Ali
2- Hz. Hasan
3- Hz. Hüseyin
4- Zeynel Abidin bin Hüseyin 5- Muhammed Bâkır
6- Cafer-i Sadık
7- Musa Kazım
8- Rıza
9- Muhammed Tâki
10- Aliyyün Nâki
11- Hasan Askerî
12- Hz. İmam Mehdi
İmam Mehdi, 12. imam olarak kabul edilip son imamdır. Şia inancına göre bir mağaraya ibadet için girdiğinde bir daha çıkmamış, aramalara rağmen canlı veya cansız bir şekilde bulunamadığı için Mehdi kabul edilmiştir. Vakti ve saati gelince dünyaya canlı olarak gelip insanları hidayete erdireceğine inanırlar.
Yukarıda isimlerini saydığımız 12 imamın hepsine de uluhiyet ve kutsiyet izafi edilir, hepsinin de mezheplerinin Ehl-i Beyt’e (Hz. Peygamber’in evine dahil olanlar) ulaştırılır.
DEVAM EDECEK
