YAKIN ÇAĞDA DÜRZİLER
Yakın çağlara yaklaşıldığında topluluklarda farklılıklar kesinleşerek başka topluluklarla başkalaşmalar artmaya başlamıştır. Dürziler de kendi giyim ve kuşamlarında farklılıklarını gösterirler.
Erkekleri vücut şekilleri belli olmaması için son derece bol, taa ayak bileklerine kadar uzanan siyah bir cübbe, cübbenin içine de boğazlarına kadar çıkan ve yakasız Osmanlı tarzı siyah bir mintan, ayakkabıları ise hemen hemen aynı model siyah ve usgardan sade bir makosen ayakkabı, başlarında ise başka hiçbir Arap toplumunda bulunmayan yüksekçe vişne renkli bir fes, fesin ortasında ceviz büyüklüğünde siyah bir yumru, yumrunun etrafında da 5 tane beyaz nokta bulunan ve fesin yanları da beyaz bezle sarık şeklinde dolanan bir fes kullanırlar.
Bıyıklarını ise kırkmazlardı. Zamanımızda bu alışkanlık anca radikal Dürzilerde bulunmaktadır. Şeyhler ise bu ritüele ilave olarak sakallarını hiçbir zaman kesmeyip yukarıda kıyafetle bilinirler.
Kadınları da halen mazbut bir giyim tarzlarını başlarında da beyaz yemeni ile kapatarak yaşarlar.
19. yüzyılda Osmanlı, bölgeyi 3 Dürzi ailesi üzerinden kontrol eder. Bunlar CANPOLAT, ARSLAN ve Hüseyin ŞİHABİ aileleridir.
Zaman içerisinde Dürzi Şihabiler, Dürziliği terk ederek Maruni Hıristiyanlığa geçerler. 1830’larda Osmanlı’ya karşı isyan eden Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya (kuvvet karşısında daima eğildikleri için ) biat ederek Osmanlı’ya karşı savaşırlar. Sihabi emiri 1851 yılında İstanbul’da ölünce Gala-ta Katolik Ermeni Kilisesi haziresine gömülür.
Bu ihanet zamanında Kilis - Halep arasında oturan Şihabiler, bölgeden sürülerek yetkileri tamamen Canpolat ailesine devredilmiştir.
* DEVAM EDECEK
