Hüseyin KINCI


Gördes’te Aşk, Demirci’de Düğün SONSUZLUĞA UZANAN AŞK..

"...İşte vatan için verilen canlar, yarım kalan sevdalar ve biz rahat nefes alalım diye verilen son nefesler…"


                Mayıs ayı Kaymakam İbrahim Ethem’den sonra Demirci Akıncılarının en önemli isimlerinden Usturumcalı Halil Efe’yi kaybettiğimiz aydır. 17 Mayıs 2020 tarihi ise Şehit Gördesli Makbule’nin kocası olan Demirci Akıncılarının en önemli kahramanlarından Usturumcalı Halil Efe’nin ölümünün 98. yıl dönümüdür.

                Bu iki büyük kahramanımız, vatan aşkını, kendi aşklarına tercih etmişler ve vatan uğruna şehit olarak büyük aşklarını sonsuzluğa bırakmışlardır.

                Halil Efe Makedonya’nın Ustrumca kasa-basında doğmuştur. Balkan Savaşları ile birlikte Anadolu’ya gelerek I. Dünya Savaşı’nda savaşmıştır. Daha sonra, Millî Mücadele’de Çerkez Ethem’in en önemli isimleri arasında yer almış, Kuvayi Seyyare hareketi içerisinde ülkedeki pek çok iç isyanın bastırılmasında rol oynamıştır. Halil Efe, o dönem silah arkadaşları arasında, sert mizaçlı, çok cesur ve mert biri olarak nam salmıştır. Nitekim, Yunanlılara karşı, Gördes, Salihli cephelerinde çarpışmış; Demirci Muharebesinde yaralanmış, Gediz Muharebelerinde bulunmuştur. Gediz Muharebesinde kardeşi Necip şehit olmuştur.

                Halil Efe, Çerkez Ethem’in isyan ederek Yunanlılarla anlaşması üzerine bu duruma sinirlenmiş ve Gördes Kayacık’ta Çerkez Ethem’e büyük tepki göstererek onu öldürmek istemiştir. Parti Pehlivan ve diğerlerinin araya girmesi ile konu yatıştırılmıştır. Bununla birlikte,  durumdan hoşnut olmayan Parti Pehlivan ve Halil Efe, daha sonra Çerkez Ethem’in elindeki top ve silahlara el koymuş ve Halil Efe bu silahları Milli Ordu’dan Derviş Paşa’ya teslim etmek üzere Kütahya’ya götürmüştür.

                Her ne kadar sonradan Çerkez Ethem’e büyük tepki göstermiş olsalar da Parti Pehlivan ve Halil Efe, geçmişte Çerkez Ethem’e olan yakınlıklarından dolayı TBMM Hükümeti tarafından cezalandırılacaklarını düşünmüşlerdir. Bu sebeple, Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem kendileri ile Gördes’te görüşerek onlara güvence vermiş ve onları ikna etmiş, böylelikle Akıncı Müfrezeleri içerisinde yer almalarını sağlamıştır. Sonrasında, Halil Efe 12. Müfreze Komutanı olarak Gördes ve Salihli sorumluluğuna getirilmiştir.

                - AŞK, NİŞAN, DÜĞÜN -

                Halil Efe, Parti Pehlivan’ın Gördes’teki düğününde gördüğü Makbule Hanım’a aşık olmuştur. Gördesli Ali Ustalar ailesinin kızı olan, küçük yaşlarda ata binmeyi ve silah kullanmayı bilen Makbule de Halil Efe’nin bu aşkını karşılıksız bırakmayınca, nişan törenleri yapılmıştır. Ancak, Gördes’in Yunanlılar tarafından işgali ve yakılması ile birlikte Demirci’ye pek çok aile gelmek zorunda kalmıştır. Gelenlerin içinde Gördesli Makbule’de vardır. Gördes’te yapamadıkları düğün Demirci’de gerçekleşmiştir. Demirci’de göçlerle beraber büyük bir ev sıkıntısı olduğundan düğün döneminde Kaymakam İbrahim Bey kendi evini Halil Efe ve Makbule’ye tahsis etmiş İbrahim Ethem ise Hükümet Konağı’ndaki makamında ikamet etmiştir.

                - Halil Efe  ve Makbule Dağlarda -

                Evlilikten kısa bir süre sonra Yunanlılar ile mücadele etmek için dağlara çıkan Halil Efe’nin peşini Makbule bırakmamıştır. Her ne kadar kocası Halil Efe ve Akıncı Müfrezeleri Makbule’nin kendilerine katılmalarına şiddetle karşı çıksa da İbrahim Ethem Bey Makbule’nin vatan aşkına ve aşırı ısrarlarına karşı koyamayarak ve müfrezelere katılmasını kabul etmiştir.

                - Makbule’nin Şehadeti -

                Makbule; Demirci, Gördes, Simav, Bigadiç ve Sındırgı dağlarında müfrezelerle birlikte dolaşmış, cesareti ve kahramanlığıyla herkesin saygısını kazanmıştır. Dağ hayatının sıkıntı, zorluk, tehlikelerine ve geri dönmesi için bütün ısrarlara karşın kocasından ayrılmamıştır

                Pek çok çatışmasının içinde yer alan Makbule’nin 8 ay süren dağ hayatı, Kocayayla’da uzaktan gelen ve başına aldığı bir mermi ile şehit olarak sona ermiştir. Makbule’nin şehadeti Halil Efe ve Akıncılara çok tesir etmiş ve ağlamadık kimse bırakmamıştır.

                - 78 Yıllık Sır -

                Makbule’nin naaşı kanlı elbiseleri ve kanlı çizmesiyle birlikte gizlice defnedilmiştir ve kabir yeri bir sır gibi saklanmıştır. (Zira o dönem şartlarında Yunanlılar Akıncılardan tanınmış olanları şehit ettiklerinde başını gövdesinden ayırarak halka teşhir etmekteydi. Böyle bir olayın, örneği olarak Parti Pehlivan’ın kayınpederi Molla Mehmet’in Gördes’te Yunanlılar kafasını keserler ve fotoğrafını alarak Balıkesir’e gönderirler. “Sakallı Kaymakamı öldürdük” diyerek herkese duyururlar.) Halil Efe, Makbule’nin kabri başında kendinden geçmiş olduğu halde avazı çıktığı kadar feryat ederek ağlamıştır. Makbule’nin şehadeti ile yaşama sevincini kaybetmiş ve intikamdan başka bir şey düşünemez olmuştur.

               

                Şehit Makbule’nin mezar yerinin neresi olduğu 78 yıl sır olarak kaldıktan sonra duyarlı kişilerin girişimleri sayesinde ortaya çıkmıştır. 2000 yılının Haziran ayında dönemin Balıkesir Ordu Donatım Komutanı Tümgeneral Kamil Erdal Sipahi, Kaymakam İbrahim Ethem Akıncı’nın oğlu Burhan Cahit Akıncı’nın gayret ve teşvikleri, Balıkesir Üniversitesi okutmanı Zekeriya Özdemir’in çalışmaları sonucunda Sındırgı sınırları içinde yer alan Harlak deresi, Dereçatı mevkinde mezar yeri bulunmuştur. Makbule’nin kabri, Gördes Belediyesi tarafından mezar ve çevre düzenlemesi yapılarak ziyarete ve anmalara hazır hale getirilmiştir.  

                - Halil Efe’nin Şehadeti -

                Pek çok defa Yunanlılarla çatışma içinde bulunan Halil Efe’yi, İbrahim Ethem cesarette ve düşmanı mağlûp edecek araçları bulmakta müfreze kumandanları arasında birinci olarak değerlendirir.

                17 Mayıs 1922 tarihinde Selendi-Kınık civarında düşmana yapılan taarruz esnasında düşmana 35 ölü ve pek çok yaralı bıraktırılır. Fakat bu çatışmada Halil Efe ile birlikte 2 şehit verilmiştir. 17 Mart 1922’de şehit olan Makbule’nin ardından iki ay sonra Halil Efe’nin şehadeti Akıncılar için çok önemli bir kayıp olmuş ve İbrahim Ethem’i oldukça üzmüştür. İbrahim Ethem’in arzusu Halil Efe’yi Makbule’nin yanında defnetmekti. Ancak düşman ile yapılan mücadele ortamında bu dileği mümkün olmamıştır.

                -8 Saat Hayvan Sırtında Taşınan Naaş-

                Halil Efe’nin gömüldüğü yeri başkasına göstermek tehlikeliydi. Çünkü düşmanın başını kesip, teşhir etmesi ihtimali vardı. 8 saat hayvan sırtında taşındıktan sonra o dönem Demirci arazisi dahilinde tenha ve izole nitelikteki Yağcı Dağı’na arkadaşları dışında kimsenin bilmediği kayalar içine kanlı elbiseleri ile defnedilmiştir.

                Makbule’nin olduğu gibi Halil Efe’nin de mezarının yeri yıllarca bilinmemiştir. O dönemde Akçakertil köyünden iki kadın bir cenazenin taşındığını görmüşler ve korkudan uzun yıllar bu durumdan kimseye bahsetmemişlerdir. İşte yıllar sonra rahmetli Hacı Mustafa Kaya’nın (Selendi Eski Belediye Başkanlarından Muharrem Kaya’nın babası) kadınlardan bu olayı duyması sonucunda Selendi ve Manisa Jandarma Komutanlıklarının devreye girmesi ile mezar yeri bulunmuştur. Bu konulara duyarlı Selendili emekli astsubay Nuri Argaç’ın gayretleriyle Halil Efe’nin mezar yeri düzenlenmiştir.

                ***  ***

                İşte vatan için verilen canlar, yarım kalan sevdalar ve biz rahat nefes alalım diye verilen son nefesler…

                Artık şimdi bu dünyada yarım kalan sevdanın hüznüyle, Yağcı Dağında Halil Efe’nin mezarının başında dalgalanan bayrak, Kocayayla’daki Makbule’nin başında dalgalanan al bayrağı selamlıyor.

                Aziz Şehitlerimize

                Rahmet, Minnet ve Şükranlarımızla…

            Teşekkür Notu: Halil Efe’nin mezar yerinin bulunması ile ilgili bilgileri vererek yardımcı olan Ramazan Gürcan’a (1999-2004 Selendi Belediye Başkanı, halen Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi) ayrıca teşekkürümüzü borç biliriz.