İlknur BURSALI


HOŞ SADA İLE GÖNÜLLERE DOKUNAN BİR RAMAZAN GECESİ



Bazı geceler vardır; takvimde sadece bir tarih olarak görünür ama hafızada bir iz, gönülde bir titreşim olarak kalır. Demirci Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin Hoş Sada Korosu Tasavvuf Musikisi Konseri işte tam da böyleydi. O akşam bir konser izlenmedi yalnızca.
Bir ruh hâli paylaşıldı. Birlikte olmanın, aynı sofraya oturmanın, aynı ezgiye kulak vermenin ne demek olduğu yeniden hatırlandı.
Her şey iftar sofrasında başladı. Öğrenciler, veliler, öğretmenler… Aynı bereketin etrafında, aynı duaya “âmin” diyerek buluştu. Ramazan sadece bir ay değil; bir hatırlayıştı o akşam. Paylaşmanın, şükretmenin, birlikte olmanın hatırlayışı… Sonra salonun ışıkları biraz daha anlam kazandı.
Sahnede gençler vardı. Ama yalnız değillerdi.
Onların arkasında bir emek, yanlarında bir destek, önlerinde bir güven vardı.
Şef Ümit AVCI yönetimindeki Hoş Sadâ Korosu ilk ezgiyi yükselttiğinde, salonda sadece bir müzik duyulmadı; kalpten çıkan bir dua yankılandı. Her ilahi, genç yüreklerden süzülen bir niyet gibiydi. Sözler göğe yükselirken, gönüller aynı istikamete dönüyordu.
Ve sonra…
Bir an geldi ki geceyi sıradan bir program olmaktan çıkaran o sahne yaşandı.
Öğretmenler öğrencileriyle birlikte sahne-deydi.
Bir öğretmen gitarıyla eşlik etti.
Bir başka öğretmen neyin içli sesini üfledi.
Ve okul müdürü…
Sadece konuşan bir idareci değil, aynı ezgiye yüreğini koyan bir eğitim neferi olarak öğrencilerinin yanında yer aldı. “Kardan Aydınlık” ilahisine eşlik ederken sahnede makamdan çok daha kıymetli bir şey vardı: tevazu, samimiyet ve örneklik.
Eğitim bazen bir sınıfta değil, bir sahnede gerçekleşir. Bazen bir müfredatta değil, bir nağmede anlam bulur. Bazen bir yönetmelikte değil, bir ney nefesinde hayat bulur.
Bir müdürün öğrencileriyle aynı notada buluşması…
Bir öğretmenin gitarıyla gençlere eşlik etmesi…
Bir okulun sadece bilgi değil, ruh da inşa ettiğini göstermesi…
İşte o akşam tam olarak buydu.
Program sonunda çiçekler takdim edildi, hatıra fotoğrafları çekildi. Ama geride kalan sadece fotoğraflar değildi. Salondan ayrılan herkesin içinde hafif bir sükûnet, yüzünde belli belirsiz bir tebessüm vardı.
Çünkü o gece gerçekten “hoş bir sadâ” bırakıldı.

Ve bazı sadâlar vardır…

Sahne biter, ışıklar kapanır, alkışlar susar ama kalpte yankılanmaya devam eder.

  İlknur BURSALI
  SEVGİ KÖPRÜSÜ
 

YAZARLAR