Halıkent

Sezai EREN


KARAGÖZ İLE HACİVAT DEMİRCİ’DE

"...Karagöz: Ben bir Karagöz’üm. Demirci’nin keşkeği ile kebabında kaldı gözüm. Hanımımla birlikte yine geleceğim güzün."


( Hacivat Demirci’ye gidecektir,

Karagöz’ün eşeğini istemeye gider. )

 

Hacivat                 : Huu, Karagöz’üm huu.

Karagöz               : Niye bağırıp duruyorsun yahu.

Hacivat                 : Sabahı şeriflerin hayır olsun, Karagözüm.

Karagöz               : Seni de eşek arıları soksun, iki gözüm.

Hacivat                 : Hay, aklınla bin yaşa Karagözüm.

Karagöz               : Ne oldu yine? Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Eşek dedin ya Karagözüm, eşek.

Karagöz               : Ne olmuş eşeğe Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Ben sana eşek demeye geldim, Karagöz’üm.

Karagöz               : Pataklarım seni Hacı Cavcav, ağzından çıkanı kulağın duysun.

Hacivat                 : Karagöz’üm, beni yanlış anladın. Öyle demek istemedim.

Karagöz               :  Ya ne demek istedin, Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Hani senin damdaki eşek var ya onu istemeye geldim, Karagöz’üm.

Karagöz               : Yahu Hacı Cavcav, sen eşek olmadan bir iş yapamaz mısın?

Hacivat                 : Demirci’ye gideceğim senin eşekle de Karagöz’üm.

Karagöz               : Demircide benim eşeği mi nallatacaksın?

Hacivat                 : Hayır, Karagöz’üm. Öyle Demirci değil.

Karagöz               : Ya nasıl Demirciymiş bu, Hacı Cavcav?

Hacivat                 : Hani Manisa’nın ilçesi olan Demirci var ya, o Demirci.

Karagöz               : Ne yapacaksın Hacı Cavcav Demirci’de?

Hacivat                 : Keşkek yiyeceğim Karagöz’üm, keşkek

Karagöz               : Eşek mi yiyeceksin Hacı Cavcav, eşek?

Hacivat                 : Eşek değil Karagöz’üm, keşkek.

Karagöz               : Nasılmış bu keşkek yahu, anlat bana Hacı Cavcav?

Hacivat         : Hemen anlatayım Karagöz’üm. Önceden haşlanmış buğdayları dibekte tokmakla döveceksin. Kabuklarını tanelerinden ayıracaksın. Keşkeklik buğdayları bir gün suda bekleteceksin. Suda kabaran buğdayların suyunu güzelce süzeceksin. Etlerle birlikte kat kat kazanlara döşeyeceksin. Kazana su katıp ateşte kaynatacaksın. Hafifçe piştikten sonra ateşten indireceksin. Uzun saplı tahta kepçelerle etleri ve keşkeklikleri kazanın kenarlarına sıkıştıra sıkıştıra iyice ezeceksin. Kepçelerle döve döve keşkeği iyice kıvama getireceksin. Dövme ve karıştırma sırasında kazanın içine et suyu  ve yağ katacaksın. Sahanlara kattıktan sonra üzerine kaşıklarla çeşitli şekiller ve süsler yapacaksın. Süslerken açılan çukurlukların üzerine tereyağlı salça dökeceksin. Üzerine de baharat ile maydanoz ekleyeceksin. Sonra da afiyetle yiyeceksin, Karagöz’üm.

Karagöz               : Vallahi, ağzımın suyu akmaya başladı Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Öyleyse sen de gel, beraber gidelim Demirci’ye.

Karagöz               : Eşeği alıp geliyorum, hemen gidelim Demirci’ye, bekle beni Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Doğru söylersin Karagöz’üm, hemen çıkalım yola.

Karagöz               : Demirci daha uzak mı? Yolumuz daha var mı Hacı Cavcav?

Hacivat                 : Gözümüz aydın Karagöz’üm. İşte geldik Demirci’ye.

Karagöz               : Geldik de keşkek nerede Hacı Cavcav, keşkek?

Hacivat                 : Keşkek geldi Karagöz’üm. İşte ‘Demirci Keşkeği’ bu.

Karagöz               : Hemen yiyelim Hacı Cavcav, keşkek çok güzel görünüyor.

Hacivat                 :  Yiyelim Karagöz’üm, yiyelim. Afiyetle yiyelim.

Karagöz               : İyi ki Demirci’ye gelmişiz. Keşkek çok güzeldi Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Dur, Karagöz’üm! Daha bitmedi.

Karagöz               : Bitti Hacı Cavcav. Tabakta keşkek bitti.

Hacivat                 : Öyle değil Karagöz’üm.

Karagöz               : Ya nasıl Hacı Cavcav?

Hacivat                 : Demirci’de işimiz bitmedi.

Karagöz               : Karnımız doydu ya Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Daha ‘Demirci Kebabı’ yiyeceğiz, Karagöz’üm.

Karagöz               : Demirci kazma, küreğin yanında kebap da mı yapıyormuş?

Hacivat                 : Hayır Karagöz’üm, demirci kebap yapmıyor.

Karagöz               : Demirci yapmıyor da kalaycı mı yapıyor, Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Öyle değil Karagöz’üm, ‘Demirci’nin Keşkeği’ gibi kebabı da çok meşhurdur.

Karagöz               : Ne bekliyoruz Hacı Cavcav, kebap çabuk gelsin. Başına bir şey gelmeden hemen yiyelim.

Hacivat                 : Gelemez Karagöz’üm, gelemez.

Karagöz               : Neden gelemez, Hacı Cavcav?

Hacivat                 : Yapması çok zor da onun için gelemez, Karagöz’üm. 

Karagöz               : Yahu nasıl yapılır bu ‘Demirci Kebabı’, Hacı Cavcav.

Hacivat                 : Hemen anlatayım Karagöz’üm. Erkeç etini güvece koyup fırında iyice pişireceksin. Pişen etleri kemiklerinden ve sinirlerinden iyice ayıracaksın. Etleri iyice elle tiftip parçalarlara ayıracaksın. Tiftilen etlerin üzerine karabiber, kimyon ve tuz ekleyeceksin. Bunları güzelce yoğuracaksın. Yoğrulan etleri çok kalın olmayacak biçimde orta büyüklükteki bir tepsiye sereceksin. Güveçte kalan et suyunu da üzerine katacaksın. Hazırlanan tepsiyi fırına vereceksin. Kebap kızardıktan sonra fırından tepsiyi çıkaracaksın. Kebabı kare  şeklinde  dilimlendikten  sonra  da üzerine bolca limon sıkacaksın. Sonra da başına oturup afiyetle yiyeceksin.

Karagöz               : Ağzım sulandı vallahi Hacı Cavcav, hemen yiyelim.

Hacivat                 : Tamam Karagöz’üm, afiyetle hemen yiyelim.

Karagöz               : ‘Demirci Kebabı’ çok güzelmiş, Hacı Cavcav. Parmaklarımı da yiyecektim vallahi.

Hacivat                 : Ben sana demedim mi Karagöz’üm, Demirci kebabı çok meşhurdur diye.

Karagöz               : İlk defa sana hak veriyorum Hacı Cavcav, kebap gerçekten çok güzelmiş.

Hacivat                 : Demirci’yi beğendin mi Karagöz’üm?

Karagöz               : Beğenmez olur muyum Hacı Cavcav, Demirci çok güzelmiş.

Hacivat                : Karagöz’üm, Demirci’den ayrılmadan önce son olarak ne söylemek istersin?

Karagöz               : Ben bir Karagöz’üm. Demirci’nin keşkeği ile kebabında kaldı gözüm. Hanımımla birlikte yine geleceğim güzün.

 

16 NİSAN  Sezai EREN

DEMİRCİ KEBABI              :

Kaynak : Nihat ÖZKUYUMCU Ali Oğlu;  1933 Doğumlu. 06.10.2020 Tarihli Görüşme .

DEMİRCİ KEŞKEĞİ           :

Kaynak : Şaziye AKBAŞ  Niyazi Kızı; 1922 Doğumlu. 11.04.2019 Tarihli Görüşme.

YAZARLAR