
Bıraktı beşliği bir çocuk eli,
Düştüğü yerde biraz düşünceli.
Cebinden çıkarmış hayatı belli,
Gelmişini dedi ince perdeli.
Nasıl da çarptı yandan bisikletli,
Sayamadı yıldızları kırk, elli.
Başındaki dönenler üçetekli,
Geçmişini dedi yüksek perdeli.
Yok tutmamış freni yok kopmuş teli,
Giden çoktan gitti var mı eşkali?
Hızını kesmemiş deyyus besbelli,
Dönmedi henüz köprüden geçeli.
Siren çalıyor rüzgâr endişeli,
Kaç zamandır gelmedi bir sedyeli.
Serum yedi kara toprak mezeli,
Kuma karışmış elleri zedeli.
Fikret ÇELİK
