Dr. Öğretim Üyesi İsmail Taşlı (Emekli)


KÜRESELLEŞME 1


Küreselleşme ya da globalleşme, ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişinden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir. Türk Dil Kurumu bu kavramımı şu ifadeler ile tanımlamaktadır. “ Dünya milletlerini ekonomi, siyaset ve iletişim bakımlarından birbirine yaklaşmaya ve bir bütün olmaya götürmek’’

Bu kavramın temelleri üç aşamalı olarak değerlendirilir. Birinci aşama 15. yy da gittikçe merkantilist coğrafi keşifler dönemi olmaktadır. : İkinci aşama I. Dünya Savaşı ile başlayıp II. Dünya Savaşına kadar olan dönemi kapsar. Üçüncü aşama ise 1970’ lerin sonunda başlayıp günümüzde devam eden neoliberalizm olarak ifade edilen dönemdir. 1980 öncesi dönem em- peryalizm ve kapitalizm bağlamında ele alınmaktadır.

1980 sonrası hızla gelişen bilişim, iletişim, ulaşım, teknolojik ve kültürel boyut ekonomide dikkate alınan en önemli unsurlar haline gelmiştir. Gelişen teknolojilik düzey ne olursa ol-sun bu gün hâlâ küreselleşmenin ne olduğu hususunda bir uzlaşı söz konusu değildir. Bazıları için küreselleşme, kapitalizmin gücünü temsil ederken, bazıları için de, dünyanın batılılaşmasını ifade etmektedir. Yine bazıları küreselleşmenin yoğunluk ve artan demografik melezleşmeyle birlikte heterojendik yarattığını düşünürken, bir diğer grup homojenliği artırdığını dü-şünmektedir.

Küreselleşme kavramını ortaya atan Batı dünyası 20. yüzyılın ilk  yarısında,  sanayi devrimini tamamlamıştı, Ancak Pazar kaygısı baskın gelmeye başladı bu durum emperyalist devletlerin ekonomiye endeksli savaşlarına dönüştü. Bu devletler, savaşların can kaybına yol açtığını ve maliyetli uygulamalar olduğunu gördüklerinden II. Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda küreselleşmeyi ortaya attılar. Böylece azgelişmiş ülkeler, büyük devletlerin açık pazarı haline geldi.

Küreselleşme sürecinin bu dönemde daha hızlı gelişmesinin iki önemli nedeni vardır.  Birincisi; Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında ortaya çıkan yeni devletler ve toplumlarında kapitalist ekonomik sisteme entegre olmaya başlaması sonucunda, küresel ekonomik sistemin etki alanı genişlemiştir. Küreselleşmeyi son dönemde hızlandıran diğer önemli neden teknolojik ve bilimsel gelişmeler sonucu toplumlar arası haberleşme, ulaşım, alışveriş, nakliyat, basın yayın ve iletişim olanaklarının daha da gelişmesi ve genişlemesidir. Böylece 21. Yüzyıl bireyin giderek öne çıktığı dünyanın giderek küçüldüğü bir küreselleşme dönemi haline geldi.

Küreselleşmenin etkisiyle ülkelerin birbirlerine olan bağlarının artmasının yanında artık  insani değerlerin ülkelerin kendi milli benliklerini içinde barındıran şirketlerde birçok ülkede ticari faaliyet yürütmeye başlamasıyla birlikte o ülkeler arasındaki uyumu ve entegre olmalarını sağlamaktadır. Örneğin; general motor, Shell, mc donalds, burger king, IBM, Toyota, Tesla, Boeing, Martin gibi şirketlerin çoğunun cirosu birçok dünya ülkesinin gayrı safı milli hasılalarından daha fazla duruma gelmiştir ve bu durum resmi devlet adamları arasındaki ilişkilerden çok artık bu şirketlerinde çıkarlarının korunmasını ortaya koymuştur.

Başka bir boyutu ile baktığımızda insani değerlerin yozlaşması, kurumların yıpranması, sosyal dayanışmanın azalması ve piyasadışı maliyetlerin ortaya çıkması gibi insanı bunaltan örneklerde de gittikçe belirgin hale gelmektedir.
 

YAZARLAR