
Haftanın yorgunluğunu attığınız bir Pazar günü sabahını düşünelim. Yatağınızdan kalktınız elinizi yüzünüzü yıkadıktan sonra çocuklarınızın oyuncakları olabildiğince yaydığı ve ortalığı savaş alanına döndürdüğü salonda kendinize zar zor oturacak bir yer buldunuz. O sırada aklınızdan telefona bakmak geçiyor.
Sosyal medyayı açtığınızı düşünelim. Karşınıza çıkan kareler: Pırıl pırıl giyinmiş , doğal ürünlerden beslenerek kahvaltısını iştahla yapan, yüzlerinden gülücük eksik olmayan çocuklar ve etrafa mutluluk bakışları atan rahat ve huzurlu mesajı veren anne babalar.
Bir çevrenize bakıyorsunuz bir de ekrandaki fotoğrafa. Sonra zihninizden o ses geçiyor: ben nerede hata yapıyorum? Çocuk bakımı konusunda yeterli miyim? Herkes iyiyken ben neden iyi bir ebeveyn değilim? Cevabı buradan vermek istiyorum: Yetersiz değilsiniz.
Vitrindeki Hayatlar ve
Vitrinin Ardındakiler
Sosyal medya insanlar tarafından bir vitrin olarak kullanılıyor. Başarılar, mutluluklar, beceriler ve özel anlar sosyal medyada sıklıkla paylaşılıyor. Çoğu aile çocuklarının inatçı hallerini, öfke krizlerini, olumsuz özelliklerini ve aile içi sorunlarını sos-yal medyada paylaşmıyor. Sanıyorum ki bizler başkalarının vitriniyle kendi evimizin sahne arkasını kıyaslıyoruz. Yapılan bu kıyas ebeveynlerin özellikle de annenin suçluluk duygusunu ve kaygısını arttırıyor. Bu durum aile içi ilişkileri ve çocuğa yaklaşımı olumsuz etkileyebiliyor.
Çocuk gelişimi üzerinde yapılan çalışmaları incelediğimde ve öğrencilerle yapmış olduğum çalışmalardan elde ettiğim deneyime göre çocukların anne ve babalarından kusursuz olmalarını beklemedikleri sonucunu çıkarıyorum. Çocukların ihtiyacı ebeveynlerin onu sevdiğini bilmek, onun düşüncelerine saygı gösterdiğinin farkında olmak ve kendisine samimi bir şekilde davranıldığını görmektir. Bir başka deyişle çocuklarıyla kaliteli zaman geçiren, çocuklarının isteklerine karşı duyarlı olan ( çocuğun istediği her şeyi yapmak anlaşılmamalı ) ve onların gelişim özelliklerini bilen anne ve babalara ihtiyaç duyuyorlar.
Çocuklarımızın “kusursuz’’ anne ve babalara değil “yeterli’’ anne babalara ihtiyaç duyduklarının altını çizmek istiyorum. Çocuğunuzun hata yapmasına fırsat verin. Çocuk hata yaptığında onun hatalarını anlayışla karşılayın. Kendinize de hata yapma payı bırakın, çocuğunuza karşı bir hata yaptığınızda çocuğunuzun gönlünü almaya çalışın.
Çocuğunuzun fiziksel ihtiyaçlarının farkında olun ve farkında olduğunuzu ona hissettirin. Çocuğunuzu akranlarıyla kıyaslamayın, her çocuğun kendisine özgü bir gelişim sürecinde olduğunun farkında olun.
