Mustafa BAŞARAN

Mustafa BAŞARAN


Zihnimizdeki Görünmez Duvar ve "Henüz" Kelimesinin Gücü


    

Okul koridorlarında veya danışma odamda ailelerle bir araya geldiğimde sıklıkla benzer bir tabloyla karşılaştım ve muhtemelen daha çok karşılaşacağım: Sınav kâğıdındaki hatalara bakıp gözleri dolan bir çocuk ve "Aslında çok zeki ama hiç çalışmıyor" diyerek çaresizlik hisseden bir anne - baba... Gelişim dönemindeki çocukların okul uyumunu ve aile içi dinamikleri derinden etkileyen bu tablonun kökeninde genellikle tembellik değil, zihnimizdeki görünmez bir duvar yatar: Zihniyetimiz.
    Stanford Üniversitesi’nden Psikolog Carol Dweck, insanları hayata ve öğrenmeye karşı duruşlarına göre ikiye ayırır: Sabit Zihniyet (Fixed Mindset) ve Gelişim Zihniyeti (Growth Mindset).

    "Zeki" Etiketinin Ağır Yükü: 
    Sabit Zihniyet
    Eğer bir çocuk (veya yetişkin) zekânın ve yeteneğin doğuştan geldiğine, sonradan değiştirilemeyeceğine inanıyorsa sabit zihniyete sahiptir. Bu yapıdaki bir çocuk için zor bir matematik problemi veya okumayı yeni öğrenirken yapılan heceleme hatası, sadece bir hata değildir; "yetersizliğinin" bir kanıtıdır.
    Sabit zihniyette hata yapmak tehlikelidir. Çünkü kişi kendini "zeki" veya "yetenekli" etiketi üzerinden tanımlıyorsa, başarısızlık bu kimliğin sarsılması demektir. Bu yüzden yeni şeyler denemekten, parmak kaldırıp söz almaktan veya risk almaktan kaçınırlar. Başarısızlık kaygısıyla savaşmak ve bu zorlayıcı duyguyla baş başa kalmak yerine, "Zaten ilgimi çekmiyor" diyerek geri çekilmeyi seçerler.

    Öğrenmenin Acemiliğine 
    Yer Açmak: Gelişim Zihniyeti
    Gelişim zihniyeti ise yeteneklerin bir kas gibi antrenmanla, çabayla ve doğru stratejilerle geliştirilebileceğine inanmaktır. Bu zihniyete sahip bir birey için başarısızlık, yolun sonu değil, öğrenme sürecinin doğal bir basamağıdır.
    Zorlayıcı duygularla baş etme kapasitemizin en çok sınandığı anlar, "yapamadığımızı" fark ettiğimiz o ilk anlardır. Gelişim zihniyeti, tam da bu noktada devreye girer. Rahatsızlık hissetsek bile o zorluğa doğru adım atmak, yeni bir beceri öğrenmenin getirdiği o kaçınılmaz "acemiliği" şefkatle kabul edebilmek demektir.
    Diyelim ki çocuğunuz bir problemi çözemedi ve sinirlenip kalemi fırlattı. İçinden geçen ses muhtemelen "Ben bunu asla yapamayacağım" şeklindedir. İşte burada, zihnin katı kurallarını esnetecek o sihirli kelimeyi devreye sokmamız gerekir: Henüz.
    "Bu problemi çözemedin" yerine "Bu problemi henüz çözemedin" demek, durumu bir yetersizlik olmaktan çıkarıp, devam eden bir sürecin içine yerleştirir.
Ebeveynler Olarak Ne Yapabiliriz?
    Peki biz yetişkinler, çocukların bu esnekliği kazanmasına nasıl destek olabiliriz?
    1. Sonucu Değil, Süreci Övün : Çocuğunuza "Çok zekisin, aferin" demek yerine, "Bu ödev için ne kadar emek verdiğini ve pes etmeden farklı yollar denediğini görüyorum. Bu çaban çok kıymetli," deyin. Çabayı takdir etmek, çocuğa "kontrol edebileceği" bir şey üzerinden değer verildiğini hissettirir.
    2. Hataları Normalleştirin : Akşam yemeği masasında sadece başarıları değil, o gün yaptığınız hataları ve bu hatalardan neler öğrendiğinizi de konuşun. "Bugün iş yerinde şöyle bir hata yaptım ve bunu düzeltmek için şu yöntemi denedim" diyerek rol model olun.
    3. Duyguyu Kabul Edin : Çocuğunuz zorlandığında hissettiği öfke veya hayal kırıklığını yok saymayın. "Bunda üzülecek ne var?" demek yerine, "Şu an zorlandığın için hayal kırıklığı hissediyorsun, bu çok normal. Hadi derin bir nefes alıp farklı bir açıdan tekrar bakalım" diyerek ona alan açın.
    Zihnimizdeki o görünmez duvarları yıkmak, bir anda gerçekleşecek bir mucize değildir; her gün atılan küçük adımların bir sonucudur. Bugün kendinize ve çocuğunuza bir iyilik yapın. Yapamadığınız, zorlandığınız veya ertelediğiniz o şeye bir de şu sihirli kelimeyi ekleyerek bakın: Henüz.
    "Bunu yapamıyorum" değil, "Bunu henüz yapamıyorum." Cümlenin sonundaki o küçük boşluk, aslında tüm potansiyelinizin sığabileceği kadar büyüktür.

Haftanın Aile Etkinliği: 
"Henüz" Tablosu
    Bu haftaki yazımı okuduktan sonra gazeteden kesip buzdolabınıza asabileceğiniz veya boş bir kâğıda çocuklarınızla birlikte kolayca çizebileceğiniz bir psikoeğitim tablosu bırakıyorum. Bu tablo, evdeki herkesin (evet, yetişkinlerin de!) karşılaştığı zorlukları somutlaştırmasına ve çabayı görünür kılmasına yardımcı olacak.
    Hafta boyunca karşılaştığınız zorlukları ailece bu tabloya işleyebilir, hafta sonu üzerine konuşabilirsiniz.

Karşılaştığım Zorluk
Zihnimden Geçen Katı Ses
Buna Karşı "Henüz" Cümlem    Denediğim Yeni Yol / Çaba

    (Örnek) Bisiklete iki tekerlekli binemiyorum. "Asla başaramayacağım, dengede duramıyorum." "Bisikleti henüz dengede tutamıyorum." "Bugün babamla sele boyunu ayarlayıp 15 dakika daha pratik yaptık."
    (Örnek) İngilizce kelimeleri ezberleyemiyorum. "Benim yabancı dile hiç yeteneğim yok."  "Bu kelimeleri henüz hafızama alamadım." "Kelimeleri yazarak değil, küçük kartlara çizerek çalışmayı denedim."

    İpucu : 
    Çocuğunuz yeni yolu denediğinde sonuç başarısız bile olsa, o kutucuğu doldurduğu için çabasını mutlaka takdir edin. Önemli olan sonuca ulaşmak değil, o yolda kalma esnekliğini gösterebilmektir.

    Bu konuyla ilgili incelenebilecek kaynak : Aklını en doğru şekilde kullan (Dr. Carol s. Dweck  ) Yakamoz Yayıncılık.
 

YAZARLAR