Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Ahmet Tevfik Selçuk

Ahmet Tevfik Selçuk

Tarih: 14.09.2026 12:37

DEMİRCİ’NİN TARİHİ BÖLÜM -2- DEMİRCİ’NİN TARİHİ SEYRİ

Facebook Twitter Linked-in

    Demirci tarihin karanlık dönemlerinde de var olan, insanların yaşadığı, canlarını ve mallarını eşkıyaya karşı veya rakip şehir ve devletlerden korumak için hisar ve kalelerin mevcut olduğu stratejik ve önemli bir konumu olan yerleşim birimi olduğu kesindir. 
    Fakat bu şehrin ne zamandan beri mevut olduğu bilinmediği için tarihin karanlık zamanları ifadesini bilerek kullandım. Aslında “Evvel Zaman İçinde” tabirini kullanmak isterdim ama ne yazık ki bu tabir fazlasıyla masalımsı bir mana taşıyordu. Ama “Evvel Zaman” ifadesi de tarih için kullanılmadan terk edilecek bir ifade de değildi. 
    Netice itibariyle de “Tarih evvel zamanı araştıran subjektif bir ilim değil midir?”.
    Zamansız zamanların ifadesinde de kullanılan evvel zamanın da tarih ilminde belirsiz zamanlar için kullanılan fi tarihi (tarih içinde) veya tarih öncesi ibarelerinden daha tatlı ve güzel ifade değil mi? 
    Babaannelerimizin veya ninelerimizin dizleri üzerinde veya dizleri dibinde kardeşlerimizle otururken büyüklerimizin ağızlarından bazen kıskanarak yavaş yavaş çıkan kelimelerin hiçbirini kaçırmamak için son derece dikkatle defalarca dinlediğimiz evvel zaman, evvel zaman içinde kelimeleriyle başlayan masalları dinleyen bir nesil, nasıl olur da evvel zaman kelimesini biraz üzüntü, biraz da tahassürle – hasret le – yad etmez? Bu sebeple ben bazı arkadaşların Bir Zamanlar Amerika filminden mülhem Bir Zamanlar Demirci ifadesini kullanıp başlık yapma teklifi bana fazlasıyla ar geldi. Ne de olsa bu ifade bir mensubiyet ifade ediyordu. Amerikan kültürüne kiralanan vicdan ve beyinleri çağrıştıran bu ifade bir bakıma geçmişimi inkâr manası taşıması da kanıma dokunacaktı. 
    Anamın ak sütü gibi temiz ve pak “Evvel Zaman İçinde Demirci” ifadesinden asla vazgeçmeyi aklım ve vicdanım kabul etmedi. 
    İşte evvel zaman içerisinde vakti ve zamanı bilinmeyen devirlerde yapılmış, merkeze 7 km uzaklıkta bir eski hisar vardır ki kimler hisara ne için ihtiyaç duymuşlar, ihtiyaç kalmayınca hisarı ne için terk etmişler, bir bilen var mı? Varsa bize bildirsinler ki biz de yazalım.
    2026 yılında bile hisarın yapıldığı tepede hâlâ mevcut olan büyük bir taş yığını da vardır. 
    Peki bu kadarcık taşla bir hisar yapılabilir mi derseniz ben de derim ki Eskihisar Köyü’nün zaman içinde yapılan evleri ve evlerin duvarları kullanılmaya hazır, emeksiz ve bedava olan bu taşlarla yapılmış olması mutlak. Bazı evlerin duvarlarında figürler olan taşlara bakınca bu ifademiz bir değer kazanıyor. Peki hiçbir tarihi buluntu yok mu? Onu da oraları eşeleyen definecilere sormak lazım. Dünyada antik şehir kalıntılarının taşlarıyla yeni evler ve saraylar yapıldığı da bilinmektedir.
    Yine fi tarihinde Demirci Merkez’de Eski Camii ile Yeni Camii arasında kalan bir İçhisar ve bu isimle isimlendirilen mahalle vardır. Adı üzerinde hisar, yani iç – hisar. 
    Hisar ve kaleler şehrin neresine yapılır? Her şeyden önce savunulmasını kolaylaştıran, düşmanın muhasara yaptığı zaman zapt etmesinin çok zor olduğu sarp ve suyu bol olan tepelere yapılır. Diğer bir tercih sebebi ise sarp olması yanı sıra canlı bir organizmanın en fazla ihtiyaç duyduğu yiyecekten ziyade hayat için ilk şart olan su kaynaklarının bulunduğu sarp yerlere yapılır ki hisarın içindeki insanlar ve hayvanlar suya hasret kalmasınlar. Stoklanan yiyecekler, muhasara sırasında kalmayıp biterse ahali ve askerler hayvanları kesip (atlar da dahil) idareli bir şekilde gıdalarını alarak hayatlarını sürdürürler. Ama susuz bir insan, üçüncü günü ya ölür ya da hareketsiz kalır. Bu sebeple kalelerin olmazsa olmazı önce su, sonra coğrafi avantajı gelir. 
    Bu coğrafi avantajın ne olduğunu 1950’li yıllarda doğanlar gayet iyi bilir. Eski Camii’nin altında yüklü bir hayvanın çok zor geçebileceği kadar olan yol belediye reisi Nurullah Doğruel tarafından kemerli köprü yapılarak normal yol haline getirilir. Bu yoldan aşağı doğru bakılınca insanın başını döndürecek derinlikte uçurumu görürsünüz. Eski Cami’yi de içine alan hisar, buradan başla-maktadır.  Yine Demirci Merkez’de suyu bol olan iki mevki vardır: Birisi Oturocak denilen eski garajın üst tarafındaki tepelik ve her tarafında su olan mevki, diğeri ise Eski Cami’nin üst tarafında bugün bile 6 - 7 tane su kaynağı olan mevki. 
    Uçurumun başı ile sarp bir arazi olan, aynı zamanda suyu da bol olan bu yere hisarlar yapılmıştır.
    Hisarlar diyorum, çünkü iç hisarın olduğu bir mevkide mutlaka bir de büyük hisarı bulunur. Çünkü maksat savunmadır. Bütün kalelerde mutlaka savunmanın devam ettiği bir iç hisar da bulunur. Yine su kaynağının olması şartıyla dış hisardan daha küçük, fakat yüksek ve sağlam bir iç hisar vardır. Muhasara sonunda büyük zapt olunacak gibi olursa hayat için lazım olan nevale ve müdafaa için olmazsa olmaz mühimmat –o devrin harp levazımatı ne ise– iç hisara nakledilerek direniş iç hisarda devam eder. 
    Bu iki hisar 1400’lü yıllara kadar mevcut olup Osmanlı Devleti’mizin ilk yüzyılında birkaç defa el değiştirdiği, küffar eline de geçtiği, sonra tekrar fethedildiği, devletimizin güçlenmesi neticesinde ihtiyaç kalmadığı için Yıldırım Beyazıt tarafından yıktırıldığı Evliya Çelebi Seyahatnamesinde zikredilmektedir. 
    Bugün bu hisarların kalıntıları bile mevcut değildir. Hisarların surları nerden başlayıp nerden bitiyor, şekilleri bile bilinmiyor. Yine hisarların taşları, hazır inşaat malzemesi oldukları için meskenlerin inşasında kullanıldığı kesindir. Hisarların temelleri istenirse ve de mali bir getirisi olursa kazılar yapılarak hisarların plânı ve temel kalıntıları mutlaka bulunur. 
    Hisarların yerleri bilinmiyor, ama bu ispatlanabilir. O mahallerde yeni yapılan bazı ev inşaatlarının temellerinin kazılması sırasında bazı tünellere de rast gelinmektedir. Benim de gördüğüm Hacı Baba’nın yanındaki inşaat esnasında, inşaatın arka tarafında tepeye doğru olan bir tüneli 2010’lu yıllarda yüzlerce insan şahit oldu.

    Fakat, bugün bu gibi görülebilen tünellerin yanı sıra bir de – ispat edilemediği için – bir de Efsane yönü var.

DEVAM EDECEK


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —