Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Ahmet Tevfik Selçuk

Ahmet Tevfik Selçuk

Tarih: 21.09.2026 10:19

DEMİRCİ’NİN TARİHİ BÖLÜM -4- DEMİRCİ’NİN ADI NEREDEN GELİYOR?

Facebook Twitter Linked-in

    Bu hususta kitaplarda çok fazla iddialar mevcuttur. İddia diyorum, çünkü hiçbirinin dayandığı bir mesnet veya delil yoktur. Kimi zaman antik bir kitapta geçen bir iddiaya binaen bir zamanlar Demirci’de bulunmuş bir şahsın isminden türediği bilgisi iddia edilmiş olup bunu biraz akıl, mantık ve tarihi gerçekler ışığında inceleyerek bir neticeye varalım. 
    A. MÖ 5. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen Amasyalı Strabon’a dayanarak Demirci isminin “Temiros” kelimesinden geldiğini kabul eden fakat bu iddiayı günümüze taşıyan akademisyenin ismi hiçbir zaman verilmemiştir. Bunu niçin böyle söylüyorum, bu iddianın sahibi eğer akademisyen ise mutlaka bu kelimeyi etimolojik olarak – yani kelimelerin kökü, gelişmesi ve manalandırılması – incelenip de nasıl Temiros’un Demirci’ye döndüğünü göstermesi muhakkak şarttır.
    Amasyalının ırkı nedir, dili nedir? Bu hususta net bir bilgi bulunmamaktadır. Çünkü bu topraklarda Lidyalılar, Hititler (Etiler), İranlı Persler, Rumlar, Bizanslılar ve arada kalmış bazı cemaatlerin yaşadığı kesindir. Temiros kelimesi bu milletlerden hangisinin diline aittir? Romalılar bu tarihlerde Anadolu’da yoktu, dolayısıyla Bizans da yoktu. Temiros kelimesi Lidyalılara mı aitti? Bir bilen varsa etimolojik olarak bunu göstersin ki ben de bunu buradan aynen aktarayım. Perslerin dili olan Farsçadan gelen bir kelime desen, Temiros’un Farsçanın fonetiğine uymuyor ki! Persler Batı Anadolu’da milattan önce çok kısa bir zaman süresinde kalabilmişler. Dolayısıyla Perslerle de alakalı olmadığı kesin.
    Strabon’un bu saydığımız devlet ve milletlerin hiçbiriyle irtibatının olmadığı muhakkak. Adı üzerinde Amasyalı Strabon. Amasya bölgesine hâkim olan o devirde tek bir devlet mevcut. O devletin ismi de Eti veya Hitiler. Peki Temiros kelimesi Hitit dönemine mi ait? Böyle kabul edilebilir bir bilgi mevcut mu? Dünyadaki dillerin her bir kelimesinin, her bir ismin dayandığı bir kök ve kaynağı vardır. Temiros kelimesinin kaynağını kabaca araştıracak olursak akla ilk gelen Temir + os kelimesi geliyor. Temir kelimesi Türkistan’da demirin eş manalısı olarak kullanılan timur veya teymur olarak kullanılır. Fakat Temir + os daki “os” kelime veya eki tarih içinde Türk dillerinde veya lehçelerinde hiç kullanılmamış bir kelime veya ektir. Dolayısıyla Temiros kelimesinin Türkçeyle ilgi ve alakası da olamaz. 
    Kaldı ki, asıl hakikat olan şu ki Türk boylarının milattan önceki yıllarda Anadolu’ya göçleriyle ilgili en küçük bir bilgi kırıntısı da yoktur. Daha da ötesi, Anadolu Türklüğünün menşeini Hitit ve Sümerlere dayandırmak isteyen, hiçbir ilmiliği ve inanınırlığı olmayan, 3 - 5 senede gelip geçmiş güneş tarih teorisine girmek bile istemiyorum.
    B. Demirci’yi fetheden fatih veya gazilerin isimlerinden dolayı Demirci isminin verildiği söylenir. İlk bakışta bu isimlendirme akla biraz yatkın gibi geliyor. Bu isimler Temur, Timur, Teymur ve Demir olarak zikrediliyor. Bu isimlerin manası hakkında bir itirazım yok. Fakat “demir + ci” kelimesinin sonundaki “ci” eki ne oluyor. “-ci, -cı, -cu, -cü” gibi ekler ana kelimenin ses uyumuna göre ana kelimeye meslek manasını ifade eden eklerdir: “kuyum + cu”, “duvar + cı”, “eski + ci” ve “demir+ ci”. Görüldüğü gibi demirci kelimesi bir meslek ve sanat dalını ifade ediyor ki Demirci kazasının adı da bu sebepten dolayı fatihlerine veya idarecilerine bağlanamaz. 
    Kaldı ki Anadolu’da fatihinin isimleriyle adlandırılan yerlerin isimleri farklıdır. Osmaneli, Orhaneli, Muradiye, Mustafakemalpaşa gibi üç beş isimden fazlasına da rastlanılmamıştır. 
    Madem Dede Korkut gibi isimlendirme işine girdik, misalleri biraz arttıralım. Türkiye’de şehrin kurucusu, fatihi, o şehirde doğan, devlete hizmet etmiş şehitlerin isimlerinden türetilen şehir isimleri de vardır. 
    Mesela Türk denizciliğinin başlangıcı kabul edilen, ilk tersane ve şehri kuran Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın adı Alaiye olarak şehre verilmiş olup halk arasında Alayalı, 1930’lardan sonra ise Alanya olarak değiştirilmiştir. 
    Şehit padişah 1. Murat’ın ismi Muradiye veya Hüdavendigar olarak değişik mekanlarda kullanılmıştır. 
    İlk Türk pilotumuz Şehit Fethi Bey’in ismi de doğduğu şehrin adı değiştirilerek Fethiye olarak verilmiştir. Buradaki örneklerini verdiğimiz şehir isimlendirilmelerine bakarsak Timur, Teymur, Demir gibi isimlerden dolayı Demirci’nin adının fatihlerine binaen verilmediğini, eğer bu iddia kabul edilebilir olaydı Demirci’nin ismi Demiriye, Demireli, Teymuriye gibi isimlerle isimlendirilmesi Türk dilinin gereği olarak gerekmez miydi? 
    C. 1950’li yıllarda Demirci adını izah eden yeni bir iddia damdan düşer gibi ortaya atıldı. 
    Demirci’de bulunan demir madeninden dolayı Demirci’de çok fazla demirci dükkânı bulunmasından ötürü Demirci ismini almıştır. 
    Peki beyler, bu demir madeni Demirci’nin neresindeymiş? Hangi mevkisinde bulunur? Peki, demir madeni kalmamış olabilir mi? Kalmamış olsa da bunu enkazı veya gangı (maden atığı) madenin civarında bulunmaz mı? Ve bu atıklar kırmızımsı, pas renginde, yığınlar halinde bulunması gerekiyor. Gerçekten Demirci’de demir madeni olsaydı bir izi bugüne gelmez miydi? Demek ki böyle bir demir madeni yatağı hiçbir zaman olmadı ki zamanımızda da bulunamadı. O halde Demirci’nin ismi demir madeninden dolayı da olamaz.
Şunu da ifade edelim ki sadece Anadolu’nun değişik yerlerinde köy, kasaba ve kaza olarak 50’nin üzerinde yerleşim yeri mevcuttur. Orta Asya’daki Türk devletlerinde olan demirci isimlerini saymaya bile lüzum yoktur.

    Mesela, Demirci Merkez olmak üzere 30 km yarıçapında 3 tane Demirci isimli yerleşim yeri olduğu da düşünülürse Demirci isminin bir meslek ve sanat olan DEMİRCİlik mesleğinden geldiğini izah edebilirim. Bundan sonra bu iddia da dikkate alınsın.

        DEVAM EDECEK


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —