Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme, yaşamın her döneminde olduğu gibi yaşlılık döneminde de sağlığın korunması açısından oldukça önemlidir. Düzenli ve dengeli bir beslenme; günlük yaşam aktivitelerinin daha enerjik bir şekilde sürdürülmesine, zindeliğin korunmasına ve ruhsal iyilik halinin desteklenmesine katkıda bulunur. Bunun yanı sıra bağışıklık sisteminin güçlü kalmasına yardımcı olur ve kronik hastalıkların ortaya çıkma riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynar.
65 yaş ve üzerindeki bireyler, beslenme yetersizlikleri açısından daha hassas bir gruptur ve bu yaş grubunda beslenme sorunlarına daha sık rastlanmaktadır. Yaş ilerledikçe enerji gereksinimi azalmasına rağmen, kas kaybının önlenebilmesi için yeterli enerji ve düzenli fiziksel aktivitenin sağlanması önemlidir. Öğünlerin atlanması veya günlük besin gereksiniminin yeterince karşılanmaması, vitamin ve mineral yetersizlikleri açısından riski artırabilmektedir.
Yaşlılıkta Görülebilen
Beslenme Sorunları
Yaşlılık döneminde hem gereğinden az hem de gereğinden fazla besin tüketimiyle karşılaşılabilir. Özellikle sağlıksız, karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek besinlerin sık tüketilmesi; obezite, diyabet, kanser ve çeşitli kronik hastalıkların gelişme riskini artırabilir. Batı toplumlarında ileri yaşlarda en yaygın karşılaşılan beslenme sorunlarından biri obezitedir. Yaşlanmayla birlikte metabolizma hızının ve fiziksel aktivite düzeyinin azalması, vücut ağırlığı artışı riskini de beraberinde getirmektedir. Kadınlarda ise menopoz döneminin başlamasıyla birlikte kilo alma eğilimi daha belirgin hale gelebilmektedir. 50 yaş ve üzerindeki kadınlarda kilo artışının aynı yaş grubundaki erkeklere kıyasla daha fazla olduğu görülmektedir. İleri yaşlarda karşılaşılabilen bir diğer önemli beslenme sorunu ise iştah azalmasıdır.
Yaşlı Bireyler İçin
Sağlıklı Beslenme Önerileri
• Sağlıklı vücut ağırlığının korunabilmesi için besinlerle alınan enerji ile fiziksel aktivite sırasında harcanan enerjinin dengede tutulması gerekir. Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılması, mevcut kas kütlesinin korunmasına destek olur.
• Beslenme düzeninde farklı besin gruplarından çeşitli seçeneklere yer verilmelidir. Gün içerisinde tam tahıl, protein kaynakları, sebze ve meyve gruplarından farklı besinler tüketilerek beslenme çeşitlendirilmelidir. Öğünlerde mümkün olduğunca üç temel besin grubundan da uygun miktarlarda besin bulunmasına dikkat edilmelidir.
• Lif içeriği yüksek olan tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler ve meyveler düzenli olarak tüketilmelidir.
• Tuz ve şeker içeriği yüksek olan işlenmiş ve hazır ürünlerin yanı sıra fazla tuz içeren kuruyemişler ve çeşitli atıştırmalıkların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
• Günlük yağ tüketimi azaltılmalı ve bunun yerine daha sağlıklı yağ kaynakları tercih edilmelidir. Özellikle şeker içeren içeceklerden uzak durulmalı, yiyecek ve içeceklere gereksiz yere ilave şeker eklenmemelidir.
• Sigara ve alkol kullanımı ile aşırı çay ve kahve tüketimi, herkes açısından olumsuz sonuçlara yol açabileceği gibi yaşlı bireylerde de çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Yaşlı bireyler için ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, ayran ve çorba uygun içecek seçenekleri arasında yer alabilir.
• 65 yaş ve üzerindeki bireylerde sıvı kaybı ve buna bağlı olarak gelişebilecek sağlık sorunlarının görülme riski diğer yaş gruplarına göre daha yüksektir. Bu nedenle yaşlı bireylerin yeterli sıvı tüketimine özellikle dikkat etmeleri ve günlük olarak en az 8 – 10 su bardağı sıvı tüketmeleri önerilmektedir.
• Beslenme önerileri genel olup her birey için uygun olmayabilir. Özellikle yaşlı bireyler mutlaka hekim ve diyetisyene danışıp yardım almalıdır.