Ramazan’ın son günlerine yaklaşırken, gönlümüzde hem bir vedanın hüznü hem de bayramın sevinci var. İşte tam bu eşikte bize düşen önemli bir kulluk görevi bulunuyor: Fıtır sadakası.
Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Rabbimiz, “ Onlar bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar…” (1) buyurarak müminin karakterini tarif eder. Mümin, sadece imkânı genişken değil; zor zamanda da paylaşabilendir. İnsan için mal, evlat, makam ve servet süslü gösterilmiştir, ancak bunların tamamı geçicidir. Kalıcı olan, Allah katındaki karşılıktır. Mümin bilir ki sahip oldukları birer emanettir. O emanetin bir kısmını ihtiyaç sahibine ulaştırmak, aslında Rabbine şükürdür. İşte fıtır sadakası da bu şükrün adıdır. Ramazan’a ulaşabilmenin, sağlıklı bir şekilde bayrama erişebilmenin şükrü… Çünkü nimet şükürle artar.
Bayramın Sevinci
Herkesin Hakkıdır
Fıtır sadakası, yalnızca mali bir yükümlülük değildir; toplumsal vicdanın canlı tutulmasıdır. Bayram sabahı bir çocuğun yüzündeki tebessümde bizim payımız olsun diyedir.
Sevgili Peygamberimiz Muhammed (s.a.s.), bayramdan önce fıtır sadakasının verilmesini emretmiş; hür - köle, kadın - erkek, büyük - küçük her Müslüman için bunu vacip kılmıştır. Amaç açıktır: Kimse bayrama mahzun girmesin.
Müminler bir beden gibidir. Bir uzuv rahatsız olduğunda diğerleri de huzursuz olur. Eğer bir evde bayram sabahı hüzün varsa, bu aslında hepimizin meselesidir.
Kimler Verir,
Kimlere Verilir?
Fıtır sadakası; temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı mala sahip olan Müslümanlara vaciptir. Zekât verilebilen kimselere verilir; bakmakla yükümlü olunan anne - baba, eş ve çocuklara verilmez. Fakirin eline geçmesi gerekir. Buna fıkıhta temlik denir. 2026 yılı için belirlenen asgari miktar 240 TL’dir. Ancak bu alt sınırdır. Ölçü şudur: Kişi kendi günlük yeme standardına göre bir bedel takdir etmelidir. (2)
Nasıl Vermeliyiz?
Fıtır sadakası bayram namazından önce verilmelidir. Kalben niyet yeterlidir. Verirken incitmemek esastır. Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesiyle: “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır…” (3)
Sadaka verirken kibir, gösteriş ve başa kakma; sevabı yok eder. Çünkü biz kendi malımızı değil, Rabbimizin bize lütfettiğini O’nun kullarına ulaştırıyoruz.
Bitirirken…
Fıtır sadakası küçük bir meblağ gibi görünebilir. Ancak bütün müminlerin verdiği düşünüldüğünde, bu dünyanın en büyük yardımlaşma ağlarından biridir. Bayram sabahı; hiçbir çocuğun mahzun olmadığı, hiçbir annenin çaresizlik hissetmediği bir toplum hayal değil. Bu, bizim elimizde. Şimdi fıtır sadakası vakti… Şimdi paylaşma vakti… Şimdi bir yüzü güldürme vakti…
Rabbimiz, yaptığımız ibadetleri ve verdiğimiz sadakaları kabul buyursun; eksiklerimizi affeylesin. Bayramlarımızı birlik, dirlik ve kardeşlik ruhu içinde, huzur ve sevinçle idrak etmeyi hepimize nasip eylesin.
Kaynakça :
(1) Âl-i İmrân 3/134.
(2) DİB İslam İlmihali.
(3) Bakara 2/263-264.
