Dr. Öğretim Üyesi İsmail Taşlı (Emekli)


DEĞERLER ÜZERİNE 21


  Sorumluluk

  Sosyal hayatımızın önemli değerlerinden biri olan sorumluluklarımız yerine getrildikçe huzuru, aksatıldıkça huzursuzluğu ortaya çıkaran bir faktördür. Kişinin üstüne düşen görevleri ihmal etmesi ya da sonuçlarını düşünmeden davranması sonucu günlük hayatımızda telafisi zor sonuçlarla karşılaşılabilmektedir.
    İş hayatında sürekli geç kalmak, verilen işleri zamanında teslim etmemek, hatalarını başkalarına yüklemek. Trafikte kırmızı ışıkta geçmek, hız sınırlarını hiçe saymak, emniyet kemeri takmamak. Çevreye çöp atmak, doğayı kirletmek, ortak alanları özensiz kullanmak topluma karşı sorumsuzluklarımızdan birkaç örnektir.
    Aile içinde ev işlerine katkı sağlamamak, verilen sözleri tutmamak. Maddi konularda harcamaları kontrol etmemek, borçları zamanında ödememek Sağlık konusunda doktor tavsiyelerini dikkate almamak, ilaçları düzensiz kullanmak. Okulda ders çalışmamak, ödevleri yapmamak, sınavlara hazırlık-sız girmek kişisel sorumsuzluklarımıza ait birkaç örnektir.
    Daha somut düşünürsek birinin “yarın hallederim” deyip sürekli ertelemesi ya da bir işin sorumluluğunu alıp sonradan ortadan kaybolması tipik sorumsuzluk davranışlarıdır. Sorumlu kişi görevlerini ciddiye alan, sonuçlarını düşünen ve üzerine düşeni zamanında yapan biri anlaşılır.
    İster kişisel olsun isterse topluma bakan yönü ile olsun yerine getirilmeyen her sorumluluk bir şekilde sakıncalı sonuçlar doğurur. Çünkü insan hayatının her alanında önemli bir yer tutan sorumluluk, hem bireysel gelişimin hem de toplumsal düzenin temel taşların-dan biri olması sebebi ile göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Sorumluluk sahibi bir insan, sadece kendisine karşı değil, ailesine, çevresine ve topluma karşı da görevlerinin farkında olmak zorundadır.
    Sorumluluk duygusu küçük yaşlarda kazanılmaya başlanır. Aile içinde verilen basit görevler, okul hayatındaki ödevler ve sosyal ilişkiler, bireyin sorumluluk bilincini geliştirmesine yardımcı olur. Bu süreçte kişi, yaptığı davranışların sonuçlarını öğrenir ve zamanla daha bilinçli kararlar almaya başlar. Sorumluluk sahibi olmak, bireyin güvenilir ve saygın biri olmasını sağlar.
    Toplum açısından bakıldığında ise sorumluluk, düzenin ve huzurun devamı için vazgeçilmezdir. Her bireyin üzerine düşeni yapması, ortak yaşamı kolaylaştırır. Örneğin, bir öğrencinin derslerini düzenli çalışması, bir çalışanın işini zamanında yapması ya da bir vatandaşın kurallara uyması, toplumsal yapıyı güçlendirir.
    Sorumluluk aynı zamanda özgürlükle de yakından ilişkilidir. Gerçek özgürlük, bireyin yaptığı seçimlerin sonuçlarını kabul edebilmesiyle anlam kazanır. Sorumluluktan kaçan bir insan, kısa vadede rahat gibi görünse de uzun vadede hem kendine hem de çevresine zarar verebilir.
    Sonuç olarak sorumluluk, bireyin hem kendisini geliştirmesi hem de toplum içinde uyumlu bir şekilde yaşayabilmesi için gerekli bir değerdir. Sorumluluk sahibi olmak, hayatı daha düzenli, anlamlı ve güvenilir kılar. 

YAZARLAR