Dr. Öğretim Üyesi İsmail Taşlı (Emekli)


DEĞERLER ÜZERİNE 1



Değer, bir sosyal grup veya toplumun kendi varlık, birlik, işleyiş ve devamını sağlamak ve sürdürmek için üyelerinin çoğunluğu tarafından doğru ve gerekli oldukları kabul edilen ortak düşünce, amaç, temel ahlâkî ilke ya da inançlar olarak tanımlanır. (Özgüven,1999)

Değer kişinin kendi özelliklerini olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmesiyle oluşur. Çocuk çevresinden aldığı sosyal geri bildirimlerle kendine dair ilk yargılarını oluşturur. Çocuklukta aileden ve yakın çevreden gelen geri bildirimler, onun değerlerini şekillendirir.

Ancak günümüzde iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte medya, bireylerin yaşamında geçmişe oranla çok daha belirleyici bir konuma gelmiştir. Yazılı, görsel ve dijital medya, yalnızca bilgi aktarma aracı olmaktan çıkmış; aynı zamanda bireylerin düşünce dünyasını, değer yargılarını ve davranış biçimlerini şekillendiren güçlü bir unsur haline gelmiştir. Özellikle çocuklar ve gençler, medya aracılığıyla karşılaştıkları rol modellerden doğrudan etkilenmekte ve bu durum onların kişilik gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır.

Medya, özellikle görsel içerikler aracılığıyla çocuklara ve gençlere güçlü rol modeller sunabiliyor; fakat bu modeller her zaman sağlıklı veya toplumsal açıdan faydalı olmayabiliyor. Bu yüzden özellikle anne ve babaların izlenen içerikleri sorgulaması, eleştirel bir gözle değerlendirmesi gerekiyor.  
Çocuklar, hiç tanımadıkları, gerçek yaşamlarını bilmedikleri kişileri kendilerine rol model olarak seçebilmekte ve bu da onların değer yargılarında karmaşaya yol açabilmektedir.

Medya hayatımızın ayrılmaz bir parçası olsa da onu sorgulamadan kabul etmek doğru değildir. Eleştirel bir bakış açısıyla izlenen medya, bireylerin bilinçli kararlar almasına yardımcı olur ve toplumsal yapının sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkı sağlar.

İzlenen programın veya haberin hangi amaçla üretildiğini, kim tarafından sunulduğunu düşünmek kaynağı sorgulamak bilinci oluşturmak gerekir. Özellikle diziler ve filmlerde sunulan yaşam tarzlarının her zaman gerçekçi olmadığını fark etmek ve gerçek ile kurgu ayrımı yapabilmek gerekir. Tek bir medya kanalına bağlı kalmadan farklı bakış açılarını görmek bunun için alternatif kaynaklara yönelmekte dikkate alınmalıdır. Çocukların izledikleri içerikleri aileleriyle konuşmaları, böylece yanlış mesajların fark edilmesi önemsenmelidir. İzlenen içerikleri kendi değerleriyle karşılaştırarak kabul etmek veya reddetmek bilinci oluşturmalıdır.

Özgüven Şaban; ( 1999 ), 
Çocuklukta Aile ve Çevre

 

YAZARLAR