Her yıl ekim ayı, tüm dünyada Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edilmekte ve meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekilmektedir. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan hastalıklardan biridir. Ancak erken tanının önündeki en büyük engellerden biri, hastalığın başlangıç döneminde hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Kadınların kendi meme dokularını tanımaları ve olağan dışı değişiklikleri fark etmeleri önemlidir. Bununla birlikte meme kanseri, her zaman elle hissedilebilen bir kitleyle ortaya çıkmaz. Bazen henüz elle hissedilemeyecek kadar küçük bir oluşum veya yalnızca mamografide görülebilen milimetrik kireçlenmeler (mikrokalsifikasyonlar), hastalığın ilk işareti olabilir. İşte bu nedenle düzenli tarama, herhangi bir şikâyetin ortaya çıkmasını beklemeden sağlığımızı korumak adına atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir.
Demirci'de Meme Sağlığına
Yönelik Tanı Hizmetleri
İlçemiz Demirci’de meme hastalıklarının erken tanısı ve değerlendirilmesine yönelik görüntüleme ve girişimsel tanı hizmetleri sürdürülmektedir. Son bir yıllık dönemde Sağlık Bakanlığımızın Mobil Kanser Tarama Aracı’nda (Mobil KETEM) 1723 kişiye mamografi taraması yapılmış, tarama sonuçları doğrultusunda 45 kişi kanser şüphesiyle ileri tetkik ve değerlendirme için sevk edilmiştir. Demirci Devlet Hastanesi’nde 874 mamografi, 1839 meme ultrasonografisi incelemesi ve 45 meme kanseri şüpheli hastaya ultrason eşliğinde kalın iğne (trucut) meme biyopsisi işlemi gerçekleştirilmiştir.
Mamografi ve ultrasonografi incelemeleriyle meme dokusundaki ve koltuk altındaki değişiklikler değerlendirilirken, şüpheli bulguların kesin tanısı için gerekli durumlarda görüntüleme eşliğinde biyopsi işlemleri uygulanmaktadır. Biyopsi, şüpheli bir bölgeden doku örneği alınarak patolojik inceleme yapılmasını sağlayan bir yöntemdir. Her biyopsi yapılan hastada kanser bulunmadığı, biyopsinin amacının şüpheli bulgunun niteliğini güvenilir biçimde ortaya koymak olduğu unutulmamalıdır. Bu hizmetlerin ilçemizde sunulması, kadınların meme sağlığına yönelik tanısal değerlendirmelere yerel sağlık imkânlarıyla ulaşabilmesi açısından önem taşımaktadır.
Mamografi Hakkında
Doğru Bilinen Yanlışlar
Meme kanserinin erken tanısında temel yöntemlerden biri olan mamografi hakkında toplumda bazı yanlış inanışlar bulunmaktadır. Bu yanlış bilgiler, kadınların tarama programlarına katılımını geciktirebilmektedir.
“Mamografi radyasyon içerdiği için zararlı mıdır?”
Mamografi, düşük dozda X-ışını kullanılarak gerçekleştirilen bir görüntüleme yöntemidir. Her radyolojik incelemede olduğu gibi mamografide de radyasyon maruziyeti göz önünde bulundurulur. Ancak önerilen yaş grubunda ve uygun aralıklarla yapılan tarama mamografisinin erken tanı açısından sağladığı yarar, radyasyona bağlı olası riskten çok daha fazladır.
“Meme ultrasonografisi yaptırdım, mamografiye gerek var mı?”
Meme ultrasonografisi ve mamografi birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman birbirini tamamlayan yöntemlerdir. Ultrasonografi özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda ve belirli şüpheli bulguların değerlendirilmesinde önemli katkılar sağlar. Ancak bazı erken dönem meme kanserleri yalnızca mamografide görülebilen mikrokalsifikasyonlarla kendini gösterebilir. Bu nedenle ultrasonografi, rutin mamografi taramasının yerini tutmaz.
“Mememde ağrı veya ele gelen kitle yok, neden mamografi yaptırayım?”
Meme kanseri erken evrelerde hiçbir belirti vermeden gelişebilir. Tarama mamografisinin temel amacı da henüz herhangi bir şikâyete yol açmamış kanserleri tespit edebilmektir. Bu nedenle herhangi bir yakınmanın bulunmaması, taramaya gerek olmadığı anlamına gelmez.
“Mamografimde şüpheli bulgu saptandı. Kanser miyim?”
Memede saptanan her kitle veya görüntüleme sırasında belirlenen her şüpheli bulgu kanser anlamına gelmez. Kistler, iyi huylu kitleler ve çeşitli yangısal hastalıklar da benzer bulgular oluşturabilir. Ancak bu ayrımın güvenilir ve kesin şekilde yapılabilmesi için gerektiğinde ileri görüntüleme ve biyopsi yöntemlerinden yararlanılması gerekir.
Kimler, Ne Zaman
Mamografi Yaptırmalı?
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal meme kanseri tarama programı kapsamında 40 – 69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi taraması önerilmektedir. Ancak meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kadınlarda tarama daha erken yaşlarda başlayabilir ve farklı görüntüleme yöntemleriyle desteklenebilir. Özellikle ailesinde genç yaşta meme kanseri öyküsü bulunan veya genetik yatkınlığı olan kadınların tarama ve takip planlarının hekimleri tarafından bireysel olarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca memede yeni gelişen bir kitle, meme başından kendiliğinden gelen özellikle kanlı akıntı, meme derisinde çekinti veya meme başında sonradan ortaya çıkan şekil değişikliği gibi bulguların varlığında, tarama yaşını beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Erken Tanı İçin
Sağlığınızı Ertelemeyin
Meme kanserinde erken tanı, yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz; uygun hastalarda meme dokusunu korumaya yönelik daha sınırlı cerrahi girişimlerin ve daha az yoğun tedavi seçeneklerinin uygulanabilmesine de olanak sağlayabilir. Unutmayalım ki meme kanseri yalnızca ailesinde kanser öyküsü bulunan kadınlarda görülmez. Meme kanseri tanısı alan kadınların önemli bir bölümünde aile öyküsü bulunmamaktadır. Bu nedenle ailede meme kanseri görülmemiş olması, düzenli taramaların ihmal edilmesi için bir gerekçe değildir. Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle tüm kadınlarımızı meme sağlıkları konusunda bilinçli olmaya, yaşlarına ve risk durumlarına uygun taramalarını yaptırmaya ve şüpheli belirtileri ertelemeden değerlendirtmeye davet ediyoruz.
Meme kanserinde erken tanı, bir hastalığı erken tespit etmekten çok daha fazlasıdır; sağlıklı bir geleceğe atılan önemli bir adımdır. Bu ekim ayında kendimize ve sevdiklerimize verebileceğimiz en değerli hatırlatma, sağlığımızı ertelememek olsun.

