Zor, işgal günlerinin atanmış, kaymakamıyım.
Ne acı ki, Demirci ve çevresindeki dağlardır makamım.
Anadolu’muzda, düşman var iken durmamalıyım.
Ülkem adına, çok acil bir kuvvet hazırlamalıyım.
Duyup bana katılanlar, atla, silahla ve mermileriyle
Gardiyan Parti Pehlivan, arkadaş ve mahkûmları ile
Usturumcalı Halil Efe, eşi Gördesli Makbule’yle
Emir almaya hazır halde, takipteki o cin gözleriyle
Bir Ulus Dağı, bir Yağcı Dağı kah Demirci Dağı’nda
Gündüz bir yanda, gece Akdağ’da düşman avında
Açlık, soğuk, tipi fark etmez kar bile olsa da.
Hedefimiz düşmanı yurttan atmaktı, tek kalsak da.
Pusu kurmalar, aniden saldırılar, her zaman
Duaları, iaşeleri, ulaşan düşman bilgileri an be an
Sonsuzdu destek, çevreden, köylerden Ankara’dan.
Öyle biterdi bu işgal, çoktu bizde kahraman.
Nöbetçilerimizin silahı gece veya gündüz patlayabilirdi.
Bu imkansızlıkta bu kahramanlar, o arslanlar neydi
Şehit olursam gazi kalırım kaygısı hiç bir şeydi
Çarpışma ve mermi sesleri marşımızı söyler gibiydi
Yazdıkça az geliyordu, anılarımı sanki cümleler.
Öyle marifetliydi ki geceyi gündüze çevirmeler.
Yastığımız taş, yıldızla, ayla yorganlarımızda geceler.
Tarih, toprak şahittir gaziler ve yatan o şehitler.
Zor da olsa başardık, düşmana karşı kazanmayı.
Ülkem halkının ve askerlerimin yaralarını sarmayı.
Nasip bize Allah’ım bu zaferi beraber kutlamayı.
İnşallah arzularım ki cennette arkadaşlarımla buluşmayı.
Şimdi İbrahim Ethem Akıncı’nın anıları okunuyor.
“Demirci Akıncıları” kitabı subaylarımıza ders oluyor.
Vatanını savunmanın önemini, vicdanına soruyor.
Tarihten dersler çıkarıp, yurdunu öyle koruyor.
RIZA ÇAKICI
(Emekli Öğretmen)

