Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Mustafa KAYA

Mustafa KAYA

Tarih: 02.10.2023 01:00

ÇOCUĞUMUZA SÖYLERKEN KENDİMİZE DE SÖYLESEK Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

               Eğitime tabiri caizse bayağı fazla bakış attık. Bakış başlıkları dolayısı ile söylüyorum anlasanıza! Eğitime ara verelim diye bir cümle kuramayacağımızı bilen ve dikkat eden bir eğitimci olarak; eğitimin metodolojisi ve eğitirken, eğitilirken ve eğitime katkı verirken molanın ve ara vermenin olmayacağını açıkça belirtmeliyim. Neden ara veremeyiz cümlesinin sebebini daha önce de belirttim, kısa bir cümle ile tekrar edeyim: eğitim insan hayatının her safhasını ( her yaşını ve her gününü) ister istemez kapsar.  Zaten bu hayatımızın tüm aşamalarında; yazılarımızda, konuşmalarımızda ve uyku ve bayılma gibi diğer hallerimiz dışında; görmek için bakana, idrak etmek için görene, anlamak ve faydalanmak için okuyana-yazana ve kalp ile hissedene öğrenmek ve eğitilmek her an mümkündür, olmalıdır.

 

Tüm bunlara rağmen ülkemizde 150-200 yıllık matbuat geçmişine sahip gazete ve gazete köşe yazarlığı, okuyan vatandaşlarımızın istifadesinde. Her ne kadar artık yavaş yavaş sanal dünyanın görseller ile renklendirilmiş ortamına doğru kaysak da hala gazete asli hüviyeti ile(şekli) ile direncini sürdürmekte. Bu yazıyı da siz sanal ortamdan ya da buram buram kağıt kokan aslından okuyorsunuz. 

Olayın sosyal medya boyutuna biraz yoğunlaşsak diyorum. Daha da açıkçası kendi sosyal medyasını köşe yazısı ve/veya mesaj iletme vasıtası yapanlar hakkında biraz genel olsa da konuşmalıyız diyordum. Kendi sosyal medya hesabından köşe yazarlığına soyunanları da ikiye ayırmalıyız: iyi niyetli olanlar, kötü niyetli olanlar. İyi niyetli olanları ve kötü niyetli olanları da ikiye ayırmak lazım genel olarak: sadece alıntılayarak üstüne müzik ekleyerek paylaşım yapanlar, orijinal, kendilerine ait cümleler kurarak mesaj iletenler.

Tek tek inceleyelim üstün körü. İyi niyetli olup, ünlü ya da ünsüz yazar, şair veya düşünürlerin hayata dair ve değerlere dair sözleri ve yazıları okumak ve bunlardan faydalanmak hemen hemen herkes için hoş karşılanmıyor mu sizce de? İyi niyetli olup insanlara iyiliği ve güzelliği benimsetmeye çalışanlardan, düşünür düzeyindekinden tutun da ufak tefek edebiyat parçalamak için çaba gösterenine kadar, kendi yazan ve kendi orijinali ile paylaşan  gurup takdir edilesi, eli öpülesi insanlar değiller mi? 

Kötü niyetlilere ayrı bir paragraf açmalıyım. Hak ediyorlar çünkü. Diğerini ikiye ayırdık madem bunu da ikiye ayıralım: kötü niyetli olup da alıntı yapan, üstüne yazıdan daha kötü müzik koyan ve üstüne daha kötü resim koyanlar acınası haldeler. Hele bir de bu şablonun üst tarafına alttaki ile alakası olmayan birkaç cümle (cümle olması için bin şahit lazım) ekliyorlar ya vallahi trajikomik oluyor. Bir de kötü niyetli olup, aklı sıra sağa sola salvolar yapan, cümle kurmayı bırakın kelime kuramayan insanların paylaşımları var ki; acımak da üzülmek de, yapılsa eksik kalacak davranışlar olacak. Konuşurken toplam üç cümle kuramayacak cahil cühela kesimini anlıyorum: cahiller cesur olur da, okuyan ama yazamayan, yazdığını bile okuyamayan yani anlayamayan sözde amir-memur-entel dantel kesimini anlayamıyorum.

               

               Daha beş dakika öncesine kadar kardeş olduğunuz kişinin belki de incir kabuğunu doldurmayacak sözü ya da davranışsal duruşunu hemen kendi sosyal medya hesabından eleştirmek, olayı hakarete vardırmak, bir de olaya gizem katıp “kime dediğim anlaşılır umarım.” De neyin nesi Allah aşkına… Bir de  moda oldu ki; mesajlaşmalar saniyeler içinde karşılıklı olabiliyor. Konu uzun ama sizin sabrınız uzun değil biliyorum. Tamam kestiiiiikkkkkk.

Sosyal medya maymunlarına gelince; üç beş goygoycunun şak şakıyla önüne atılanatılmayan her kemiğe hoplamak ve hoplamak insanı büyütmüyor beyler. Aksine küçültüyor, basitleştiriyor. Kullanıldığı halde kullandığını zannedenler de bir zahmet kendilerini akıllı zannetmesin. Hepimiz çapımıza göre hareket etsek diyorum da sonra boş ver bu da zevkli diyorum. Sakın ha bu yazının son kertesinden kalkıp sağa sola çattığımı ve çaktığımı düşünmeyin. Hem öyle olsa bile onlar ne okur ne de okuduğunu anlamazlar. Rahat olun! Biz bize yeteriz. 

Sahi çocuklarımıza söylediğimiz cep telefonundan, tabletten ve sosyal medyayı takip ettiğimiz tüm alet ve edevattan uzak durun emrini kendimize de söylesek mi? Cevap da söz de, sizde…

 

               Hadi kalın sağlıcakla…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —