Anadolu'nun dışından, Anadolu'ya, bizlere düşmanlığı; güzel coğrafyamıza ve hak dinimize olan inancımıza bağlıyoruz. Bu topraklarda yaşayıp da bu topraklara düşmanlığı, hele hele düşmanla işbirliği yaparak yapılan ihaneti, anlayamıyoruz. Ülke adına, islamiyet adına, bu milletin yardımları ile kurulan, büyüyen ve azman laşan bir cemaatin; en refah, en rahat zamanlarını yaşıyorken, ülkede her makamda, her mevkide insanları kendilerine sıkı sıkıya bağlı görev yapabiliyorken, uyduruk gerekçelerle, ülkenin iktidarına ve demokratik yapısına düşman olması, düşünebilir mi? Düşünebilir mi idiniz?
Liderleri 1990'lı yıllarda hastalık bahanesi ile Amerika'ya gitmiş bir cemaat, her nedense her AmerikaTürkiye ya da her İsrail - Türkiye geriliminde alttan alttan, sinsice iktidarı eleştiriyordu. Erbakan hocanın öğretilerini yıllarca okumuş, öğrenmiş bir insan olarak bu cemaatin, bir şekilde kandırdığı en yakın arkadaşlarımızdan, akrabalarımız ve herkese bunu söylüyor ve cevap olarak: "hocam bizim hocamız dünyadaki okullarımızın sağlığı açısından onlarla iyi geçinmelidir." diyorlardı. Ta o zamanlar; "dünyadaki okullarınız, ülkemizdeki milyonlarca vatandaşımızdan daha mı önemli?" soruma, hiç de tatmin edici bir cevap alamıyordum. Bir de şu kritik soruların cevabını hâlâ merak ediyorum: "sağlık sorunları sebebiyle Amerika'ya giden fetö, neden 20 yıldır tedavi edilemedi. Neden Amerikan istihbaratının koruması altında, hâlâ korunuyor? Ve neden yaşamadığı bir toprak parçasından kaçtığı bir ülke adına, ülke için açıklamalar yapıyor? Neden kendine inananlar ile bir parti kurup ülke adına iktidara talip olmuyor da illegal yollarla ülkeyi yönetmeye talip olabiliyor? "
15 Temmuz bir halkın, bilerek ve isteyerek, ölümü göze alarak kendi hakkına ve kendi kendisine sahip çıktığı direniştir.
15 Temmuz deyim yerindeyse bir halkın kategüllaya getirilerek, susturulmaya, anarşik ortamlar oluşturularak kaosa dayalı yapılan darbeleri kavrayıp, elindeki sağlam iradesi ile dimdik ayakta kalma, var olma gücünü kullandığı gündür.
15 Temmuz darbelere karşı halkın %10'unun direnmesinin yeterli olmasına karşın, halkın %50'sinin kelle koltukta silaha, bombaya ve ihanetin her türlüsüne direnişinin adıdır.
15 Temmuz, Mısır'daki Mursi’ye darbe yapanlara ve dünyayı sömürmeye karışanlara karşı intikam alındığı gündür.
Uzattıkça uzatırız bu destansı kahramanlık hikâyesinin örneklerini. Ama 15 Temmuz Kurtuluş Savaşı sırasındaki Amasya Genelgesi'nde alınan "milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." kararının 2016 yılında güncellenmesinin ve yeniden uygulanmasının adıdır.
Daha bitmedi. "Mümin aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz." Hadisi gereği, bir daha bu tür dini ve illegal her türlü gruplara meydan vermemek için daha ibretle kavramak için haftaya devam edeceğiz. Unutmayalım: ibret almak, ders almak başımıza sonradan gelecek felaketi önleyen, en önemli adımdır.
Hadi Kalın sağlıcakla!..
Kalın sağlıcakla.