
Bir şehrin kültür seviyesi, yalnızca düzenlediği etkinliklerle değil; o etkinliklere sahip çıkan insanlarıyla ölçülür. Geçtiğimiz hafta Demirci, sanatın etrafında kenetlenebilen bir şehir olduğunu bir kez daha gösterdi. Mehmet Akif Ersoy Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen konserler, yalnızca müzikseverleri bir araya getirmedi; farklı yaşlardan, farklı mesleklerden ve farklı hayat hikâyelerinden insanları aynı duyguda buluşturdu. Neşet ERTAŞ’a saygı gecesinden Türk Halk Müziği konserine, Yeşilçam’ın unutulmaz şarkılarından Türk Sanat Müziği’nin seçkin eserlerine uzanan bu kültür yolculuğu, Demirci’nin sanatla kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu güzel yolculuğun ilk durağı, Bozkırın Tezenesi Neşet ERTAŞ adına düzenlenen saygı konseri oldu. Kaymakamlık, Belediye ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen programın hazır-lığında Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önemli bir rol üstlendi. Başak BOZOĞLAN yönetimindeki öğrenciler sahneye çıktığında salonda yalnızca türküler yankılanmıyordu; Anadolu’nun sesi, bozkırın hikâyesi ve ortak kültürümüzün hafızası yeniden can buluyordu. Büyük ustanın eserlerini başarıyla seslendiren öğrencilerimiz, geleneksel kültürümüzün emin ellerde olduğunu bir kez daha gösterdi. Gençlerin sanatla kurduğu güçlü bağ, gecenin en değerli kazanımlarından biriydi.
Neşet ERTAŞ’ın gönüllere dokunan ezgilerinin ardından, birkaç gün sonra bu kez Demirci Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu sahnedeydi. Doç. Dr. Aşkın ÇELİK yönetimindeki koro, Anadolu’nun dert bir yanından seçilmiş türküleri seslendirirken salon adeta kültürel bir yolculuğa çıktı. Kimi zaman Ege’nin sıcak esintileri, kimi zaman İç Anadolu’nun içli nağmeleri, kimi zaman da Anadolu insanının sevinci ve hüznü aynı sahnede hayat buldu. Koristlerin yöresel kıyafetleri geceye ayrı bir renk katarken, türküler yalnızca söylenmedi; yaşandı, hissedildi ve dinleyicilerin yüreğinde karşılık buldu. O gece salondan yükselen her alkış, Anadolu’nun ortak hafızasına duyulan sevginin yankısı gibiydi.
Bir başka akşam ise Demirci, bu kez Yeşilçam’ın unutulmaz şarkılarıyla buluştu. Demirci Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu tarafından hazırlanan “Yeşilçam Şarkıları Büyük Nostalji Konseri”, izleyenleri yıllar öncesine götüren özel bir geceye dönüştü. Şef Hayati CEZAYİRLİOĞLU yönetimindeki koro, hafızalara kazınan eserleri seslendirirken salonda kimi zaman tebessümler, kimi zaman da tatlı bir özlem duygusu hâkimdi.
Geceyi farklı kılan ayrıntılar-dan biri de seyirciyi konserin doğal bir parçası hâline getiren sunumuydu. Eserlerin ortaya çıkış hikâyeleri paylaşılırken zaman zaman kulislerden ilginç anılar aktarıldı, zaman zaman da izleyiciler programa dâhil edildi. Şarkılardan fal çekilmesi ise salonda hem merak hem de keyifli gülümsemeler oluşturdu. Sahne ile salon arasındaki mesafeyi ortadan kaldıran bu yaklaşım sayesinde konser, yalnızca dinlenen değil; yaşanan ve hatırlanan bir geceye dönüştü. Bir şarkıda gençliğini hatırlayanlar, bir başka eserde eski dostlukları ve unutulmaz anıları yeniden yaşayanlar vardı. O gece müzik yalnızca kulaklara değil, yılların biriktirdiği duygulara da dokundu.
Konserin proje koordinatörlüğünü üstlenen Merve ALP ve Mehmet Kağan GÜNCAN’ın özverili çalışmaları programın başarısında önemli rol oynadı. Bu yıl ilçemize atanan ve Demirci Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda görev yapan Müzik Öğretmeni Merve ALP, yalnızca organizasyondaki emeğiyle değil, sahnedeki performansıyla da büyük beğeni topladı. Klasik kemençesi ve seslendirdiği solo eserlerle geceye ayrı bir zarafet kattı. Kendisine ilçemize hoş geldiniz diyor; sanat dolu, güzel müzikli günlerde yeniden bir arada olmayı diliyor, görevinde başarılar temenni ediyoruz.
Bu yıl müzik öğretmenliği eğitimini tamamlayarak mezun olan Mehmet Kağan GÜNCAN ise gecenin en anlamlı hikâyelerinden birinin sahibiydi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Demirci Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nü ikincilik derecesiyle tamamlayan genç sanatçımız, bir zamanlar öğrenci olarak kurduğu hayallerin peşinden yürürken bugün öğretmen kimliğiyle aynı sahnede yer alıyordu. Sanatın ve eğitimin iç içe geçtiği bu güzel yolculuk, gençlerimiz adına umut verici bir tablo ortaya koydu. Konserin proje koordinatörlerinden biri olarak da önemli sorumluluk üstlenen GÜNCAN, sahnede yalnızca bir organizasyonun parçası değil; emek, azim ve başarının da temsilcilerinden biri oldu. Bir öğrencinin eğitim hayatından sanat ve eğitim dünyasına uzanan yolculuğuna tanıklık etmek, geceye ayrı bir anlam kattı. Kendisini yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Ancak belki de bu konserlerin en etkileyici yanı ne repertuarlardı ne de sahne ışıkları… Asıl etkileyici olan, sahnede oluşan farklı hayatların aynı sahnede buluşmasıydı. Öğretmenler, doktorlar, memurlar, akademisyenler, ev hanımları, öğrenciler ve çocuklar… Günlük hayatın içinde farklı yollar yürüyen insanlar, müziğin ortak dilinde buluşarak tek bir ses oldular. İşte sanatın gerçek gücü de burada ortaya çıktı.
Gecelerin sonunda yaşanan tablo ise Demirci’nin birlik ve beraberlik ruhunu en güzel şekilde yansıtıyordu.
Kaymakamımız Sayın Fatih BAYRAM ve Belediye Başkanımız Sayın Erkan KARA’nın sahneye çıkarak koroların arasına katılması, final şarkılarına hep birlikte eşlik etmesi salondaki coşkuyu daha da artırdı. O an sahnede yalnızca yöneticiler ve sanatçılar yoktu; aynı şehrin kültürüne sahip çıkan insanlar vardı. Alkışlar, şarkılar ve gülümsemeler tek bir duyguda birleşti. Bu güzel organizasyonların gerçekleşmesinde emeği bulunan başta Kaymakamımız Sayın Fatih BAYRAM ve Belediye Başkanımız Sayın Erkan KARA olmak üzere tüm kurumlarımıza, kıymetli şeflerimize, öğretmenlerimize, müzisyenlerimize, koristlerimize ve salonları doldurarak sanata sahip çıkan Demirci halkına gönülden teşekkür ediyoruz.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözü bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Demirci’de sahneye taşınan her eser, seslendirilen her türkü ve paylaşılan her alkış, bu sözün ne kadar derin bir anlam taşıdığını bir kez daha hatırlattı. Çünkü şehirleri asıl büyüten şey yalnızca yolları, binaları ya da nüfusları değildir. Bir şehrin gerçek zenginliği; yetiştirdiği insanlarda, koruduğu kültüründe ve sanatına verdiği değerde saklıdır.
Geçtiğimiz hafta Demirci’de yükselen ezgiler bize bunu bir kez daha hatırlattı.
Sanat varsa şehir vardır.
Müzik varsa birlik vardır.
Birlik varsa gelecek vardır.
Ve Demirci, geleceğini yalnızca inşa etmiyor; onu türküyle, sanatla, emekle ve umutla bestelemeye devam ediyor.
* İlknur BURSALI
Sevgi Köprüsü
