"Eğitim deyince akan sular durur." dedi geçen gün bir velimiz. "Peki ne istiyorsun, neler yapılmalı çocuğun için?" soruma, "en iyi öğretmenler girsin dersine, öğretmenler ödev versin, öğretmeneler test çözdürsün,..." gibi cevaplar vererek topu okul yönetimine yani bana attı, geçti. Belki Demirci'de yüzlerce, Türkiye'de yüzbinlerce veliden birisi, bu velimiz
Biz çocuklarımızı eğitmenin, geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı yetiştirmenin nasıl olacağını bilmiyor olmamız bir yana, bilmediğimizi de bilmiyoruz, hadi gel bu yana! Bizim gibi eğitim camiasının içerisinde olan meslektaşlarımın, hizmetlisinden memuruna ekmek parasını bu camiadan kazananların da dahil olduğu, özellikle devlet memuru camianın kahir ekseriyetinin (büyük çoğunluğunun) da dahil olduğu toplumun çoğunluğunun en büyük gafilliği, yanılgısı; eğitimin sadece okullarda verilen düsturlarla, öğretimle yeterli olacağına inanmalarıdır. Halbuki eğitim; bildim bileli üç ayak, üç temel üzerine bina edilir: okul, çevre ve aile yani ebeveyn (anne ve baba). Ben bu üç direğin üzerine son yirmi yılda başka direklerin de eklendiğini düşünüyorum. Hatta önceki durumu yavaş yavaş kemire kemire yok edeceğine inandığım, niyetinin hiç de iyi olmadığını gözlemlediğim bu ayağın önemsemesini ve olumluya evrilmesini bu günden tezi yok iste yenlerdenim. Tahmin etmesi zor da değil hani... Hadi uzatmadan söyleyeyim: sanal dünya. Her ne kadar sanal dünya, belki bazı bilim kişileri için çevre faktörünün içinde gösteride de ben çevreden daha çerçeveli bir virüs olduğuna inanıyorum. Çünkü hem daha etkili hem de fantastik.. Böylelikle yüzyıllardır ölçülen çevresel faktörlerin sanal aleme ilişkin ölçüm yapabileceği yanlış bir gözlem aracı olur.
Bir sosyal yanılgıdan da bahsederek gelecek haftaya zemin niteliğinde bir yazı olsun bu yazı. Bu arada ilköğretim haftası bu hafta. Dolayısı ile ilk yazı olsun bu yazı öğretim ve eğitim ile ilgili bu yılın.
İddialı cümleler olacak şu cümleleri de sarf edeyim de haftaya buluşmak üzere huzurdan ayrılayım. Eğitim okul ile başlayıp, okul ile biten bir süreç olarak görülüyor. Hemen herkes böyle zannediyor. Şeksiz şüphesiz ki eğitim; başlangıç çizgisi anne karnı olan, bitiş çizgisi kabre giriş olan, insan hayatının tamamını kapsayan bir süreçtir. Ne güzel söylemiş Hz. Peygamber: "Beşikten mezara kadar ilim isteyiniz."
Hadi kalın sağlıcakla!..