Geri kalmışlığımızı, millet olarak yıllardır irdeler dururuz. Ama aklımıza ileri mi idik de geri kaldık, ileri idik ise nasıl ileri medeniyet olduk sorularını bir arada incelemek gelmiyor. Doğuştan ileri medeniyet olma ihtimalimiz hiçbir tarih tezinde yer almadığına göre ne yaptık ne ettik de ileri bir ülke, ileri bir millet seviyesinde yer aldık? Tersinden bakacak olursak; ileri değil idi isek zaten geriye düşme gibi bir olgu olamayacağından geri kalmış olamayız, değil mi?
Aslında çok da çetrefilli, çok da felsefik anlatmak istemedim derdimi. Kısaca; geri kalmışlığımızı sorgularken, sebeplerini bulmaya çalışırken öne geçmemizi sağlayan, diğer medeniyetlerden önde olmamamıza vesile olan etkenleri de bilelim, bilsin gencimiz-yaşlımız demek istedim. Medeniyet, kültür, adına ne derseniz deyin, aradaki farklar ne olursa olsun, aslolan, insanca yaşama, sosyal varlık olarak insana huzurlu bir ortam oluşturma, her geçen günün sonrakinden daha geride olmasını sağlamayı amaçlayan bir tabir olmalı bence.
Bu minvalde söyleyecek olur isek makus talimizin geriye aksine çevirmek için medeniyet tarihimizin zirve noktalarına, Endülüs Emevileri’ne, Ömer Bin Abdülaziz’e Osmanlı’ya, Kanuni Sultan Süleyman’a giden yol incelenmeli ki ve zirveden tepeden düşüşü giden, bizi müstevlilere (sömür-gecilere) mahkûm eden gidişat ile kıyaslanmalıdır.
Bizi bizden daha iyi tanıyan, bizi bize öğreten, bizim geçmişimizden öğrendikleri ile bizi ekonomik olarak, kültürel olarak, teknolojik olarak ve en sonunda -son yıllardaki çirkef hamleleri ile- zihnen sömüren batı medeniyeti, “nerde gösterdiği vahşetle bu bir Avrupalı” diyen Mehmet Akif merhumun tespiti ile; vahşi, acımasız ve yok edici bir medeniyet oluşturdu. Elbette yok olmaya mahkûm, insanlığın eninde sonunda vicdani ret ile yok edeceği bir medeniyet olarak tarihin tozlu raflarında yerini alacaktır. Ama gerek ilahi güç olarak Allah, gerekse fizyolojik ve sosyolojik gerçek olarak, insan için çalıştığının karşılığı olacaktır. Onların kurmuş olduğu bu batıl hayvani medeniyet, yerine insani, vicdani ve ilahi isteklere uygun bir sistem ile değiştirilmelidir. Bunu yolu da iyi insanların, iyiliği hâkim kılmak için, kötü insanlardan, kötülüğü hâkim kılmaya çalışan yarı şeytanyarı insan yaratıklardan daha fazla çalışmasına bağlıdır.
Asıl gelmek istediğim konuya tam gelecek iken frene bastım. Hem belki bu konuda müjdeli - aslında daha müjdeli - bir haber bekliyorum hem de anlatacağım konuyu kökünden almadan anlatamam.
Haftaya devam edelim mi? Hadi haftaya müsait olur isek, müsait olur iseniz ve müsaade verilir ise buluşalım inşallah.