Menü Halıkent Bölge Gazetesi
Kazım AYSAN (İnşaat Mühendisi)

Kazım AYSAN (İnşaat Mühendisi)

Tarih: 15.04.2026 10:51

Hobi Bahçelerini Yıkmayın, Milli Serveti Heba Etmeyin

Facebook Twitter Linked-in

 Son yılların en dikkat çeken yaşam alanlarından biri haline gelen hobi bahçeleri… Özellikle pandemiyle birlikte adeta patlama yaşayan bu alanlar, bugün gelinen noktada tartışmaların merkezinde. Vatandaşın talebi ise net: Hobi bahçeleri açıkça tanımlansın, sınırları belirginleşsin, belirsizlik ortadan kalksın.
Aslında mesele yeni değil. Şehir hayatının bunaltıcı temposundan kaçmak isteyen insanlar, hafta sonlarını nefes alarak geçirecekleri küçük arazilere yöneldi. İlçe, kasaba, köy fark etmeksizin herkes bir parça toprak edinme telaşına düştü. Kimi sebze - meyve yetiştirdi, kimi zeytinlik kurdu, kimi bağ ekti. Üreten de oldu, yatırım yapan da… Hatta kamuda çalışan birçok kişi, bu alanları hem üretim hem de ek gelir kapısı olarak değerlendirdi.
Ama işin başka bir boyutu vardı. İnsanlar sadece üretmekle kalmadı, o küçük arazilere başını sokacak bir yapı da yaptı. İşte tartışma tam burada başladı. Çünkü yürürlükteki 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin bölünmesini ve bu tür yapılaşmaları açıkça yasaklıyordu.

Ne var ki yıllarca bu durum görmezden gelindi. Kaçak yapılaşma yaygınlaştı, hatta yer yer örtülü bir kabullenme oluştu. Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek vardı: İhti-yaç.

Bugün ise gelinen noktada tablo tersine döndü. Kont-rolden çıkan yapılaşma karşısın- da bu kez devlet devreye girdi, yönetmelikler çıkarıldı, yıkım kararları alınmaya başlandı. Ancak burada ciddi bir çelişki var. Yıllarca göz yumulan bir sürecin, bir anda sert müdahalelerle sona erdirilmeye çalışılması, vatandaş ile devleti karşı karşıya getiriyor.
Oysa çözüm yasaklamak değil, düzenlemek.
Avrupa’nın birçok ülkesinde benzer uygulamalar belediyeler eliyle yürütülüyor. Vatandaş bu alanları kiralıyor, üretimini yapıyor, doğayla bağını koparmıyor. Yani mesele “olma-lı mı olmamalı mı” değil; “nasıl olmalı” sorusunun cevabı.

Kanunlar sadece yasak koymak için değil, toplumsal ihtiyaca cevap vermek için vardır. Bugün hobi bahçeleri bir ihtiyaçtır. Hem sosyolojik hem ekonomik hem de psikolojik bir karşılığı vardır.

Elbette tarım arazileri korunmalı. Bu konuda kimsenin itirazı yok. Ancak koruma ile yasaklama arasındaki çizgi iyi çekilmeli. Vatandaşın emeği, yatırımı ve beklentisi yok sayıl-mamalı.
Üstelik bu alanlar sadece birer “bahçe” de değil. Olası bir afet durumunda insanların sığınabileceği, nefes alabileceği alternatif yaşam alanlarıdır. Bu yönüyle bakıldığında, tamamen ortadan kaldırılması değil, kontrollü bir şekilde sisteme entegre edilmesi gerekir.

Bugün yapılması gereken çok açık: Hobi bahçeleri tanımlanmalı, standartları belirlenmeli, sıkı denetim getirilmeli ve kurallı bir yapı oluşturulmalı.
Aksi halde her yasak, yeni bir kaçak doğurur.

Unutulmamalı; mesele hobi bahçeleri değil, mesele vatandaşın ihtiyacına kulak verip vermemektir.
Devlet, sopa gösteren değil; çözüm üreten olmalıdır.

08 Nisan 2026
Kazim Aysan
İnşaat Mühendisi


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —