Menü Halıkent Bölge Gazetesi
NİYAZİ UYAR

NİYAZİ UYAR

Tarih: 18.03.2026 11:00

SAKLI GİZLİ

Facebook Twitter Linked-in

Köroğlu, “delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu,” demiş ya. Telli telsiz telefon icat edilince gizli saklı buluşmalar, mektuplar sevdanın sesi soluğu olmaktan çıktı. 
Adama abayı yakan Ülkü, sabah akşam telefonu alır eline durmadan ararmış. Aramaktan usanıp söz uçar, yazı kalır deyip yüreğinin derinliklerinde saklı gizli durup eden sevdasını “söz uçar, yazı kalır,” deyip yazmış durmuş adama. Hem yazmış hem de kalsın benim davam divana kalsın diyerek yazmış. Bir gün adam kadına:
“Hadi gel, Alsancak Orduevi’nde hem laflar hem Ege’ye bakar, bakarken Ege’nin aşk türküsünü çağrıştıran dalgalarıyla gönlümüzü havalandırırız,” demiş. Ülkü, çaresizliğin dehlizlerinde kaybolmuştur günler önce. Adam yazmış, Ülkü yazmış. Yazışa yazışa. Onlar böyle yaza yaza ne katip olmuşlar ne şair; sadece daha çok tutulmuşlar birbirlerine saklı gizli. 
Bir zaman sonra Ülkü ne cevap olmuş ne davete icabet etmiş.  Demiş ki Ülkü
“Alsancak Orduevi” deyip sonra beni yatağına yoldaş ederse deyip bir daha cevap olmamış. Adam aramış, Ülkü cevap olmamış. Adam aramış Ülkü açmamış; adam yazmış, Ülkü cevap vermemiş. Bir gün Adam evindeki boy aynasının karşısına geçip söylenmiş:
“Ben demiş, bugüne kadar hiçbir Allah’ın kuluna eyvallahım olmadı. Dün kimler, kimler işmar etti bilmezsin sen Ülkü! Hele Türkmen kızının yanıp yanıp tutuşması bugün bile hâlâ yüreğimde kanlı bir hançer gibi durur. Hele hadi gel seninle seyir seyyah eyleyelim diyen dost yüzlüm. Eli sigaralıyı saymıyorum bile. Pembe yanaklı dünde, çok eskide kaldı. Sen … sen.. 
Adam öfkelenmiş, öfkesi yıkıp geçecek, yakıp gidecek kadar derya deniz olmuş. “Ben demiş… ben demiş… ben,” demiş… Ben dedikçe öfkesi büyüdükçe büyümüş. O da kapatmış kendini. Adam kapatınca kendini, bu sefer de Ülkü’yü bir merak sarmış ki, deme gitsin. Bir sefer arasın, bir sefer yazsın, hemen cevap olacağım, telefon etsin bir sefer de açacağım demiş, mesaj yazsın demiş, dakikasında yanıt yazacağım demiş. Demiş demiş demesine de. Adam ne aramış ne yazmış. Adam yazmadıkça Ülkü meraktan delirecek gibi olmuş. Yapamamış bu sefer o yazmaya başlamış. Neler yazmış neler. En sevdalı sözleri yazmış dili döndüğünce, telefonlar etmiş, günlerce. Yanıt yok. Ülkü bu sefer kaynayıp duran aşk ateşinin altını harlattıkça harlatmış. Harlattıkça, şu dizeler de sevdasının tercümanı olup dile gelmiş:
“Uzaktan da olsa,
Sevdim,
Delicesine
Sebepsiz.
Sendeki yürek,
Sendeki yürek ta yüreğime değdi.
Bilir misin bilmem,
Bendeki sevda
Coşkun akan bir ırmak!

Sen… sen…
Sen korkak!
Sen yüreksiz, 
Sen kalpsiz, 
Haydi git
Var git cehennemedir yolun!
Umudumu tükettin,
Sevdamı kararttın,
Çok arayacaksın
Nafile artık yokum ben!”
Seven bir kadının öfkesi patlayan bir volkan gibidir.  Öfkeye kesmişse bir kadın, durmamak lazım oralarda: Yakar, yıkar! 
Adam Ülkü’nün öfkesini görmüş, his-setmiş onun öfkesi ile başa çıkamayacağını anlamış ve alıp başını çekip gitmek lazım deyip alıp başını gitmeye karar vermiş.
Ülkü, reddedilmenin öfkesiyle sevdası nefrete dönmüş. Bir yolunu bulup intikam almanın yollarını düşlemeye başlamış. Durmadan arkası arkasına aramış, yazmış yazmış çok yazmış; fakat hiçbir yanıt alamamış… 
Sonbahar ayrılık zamanıdır derler ya. Bizim elin sevdalıları sonbaharda dalından kopan yapraklar gibi kopar dallarından. Ülkü de Kadifekale’nin şahikasındaki bayrak direğinin altına bir çadır kurup o da kapatmış kendini dünyaya. Bu Adam’ın kaçıncı özgüvensiz davranışları, en içten sevdaları hep boşa çıkartmış? Hele Türkmen kızının bir ahı bile onu yakıp yandıracakken, ondan sonra başka başka sevdalıların sevdasını da karartmış.
Ülkü’nün ahı, nefretinden üstün çıkmış, adam bir balıkçı teknesi kiralayıp Ege’nin enginlerine yelken açmış...
Akşam haberlerinde, bir Türk balıkçı teknesinin Yunan karasularını ihlal etmesine sebep Yunan Sahil Güvenlik ele-manlarınca batırıldığının haberini vermekte. Bu olay nerdeyse iki ülke arasında bir savaşa sebebiyet vermeden akli melekeleri yerinde olan dışişleri yetkililerinin soğukkanlı davranışıyla yeni bir gerileme kadar giderilmiş.
Haberi veren televizyonlar, adamın nüfus cüzdanındaki biyometrik fotoğrafı ile maktulün kimliğinin açıklamıştır: Ali Engin DENİZ

Ülkü’nün ahı Ali Engin DENİZ’i hayattan koparıp almış.
        Aralık 2025 / Salihli   
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —