Çocuğun gelişiminde mahremiyet önemli bir kavramdır. Çocuğun sahip olduğu sınırlar ve başkalarına ait sınırlar çocuğun anlayabileceği bir dille iki yaşından itibaren anlatılmalıdır. Sosyal açıdan insanların çevrelerindeki insanlarla arasına sınır koyamaması hem çocuklukta hem de yetişkinlikte ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Çocuk yaklaşık üç yaşından itibaren evden ayrılıp sosyalleşmeye başlamaktadır. Çevresiyle iletişime geçen çocuk hem kendi sınırlarına sahip çıkabilmeli hem de başkalarının sınırlarının farkına varıp onların sınırlarını ihlal etmemelidir. Nerede evet ya da hayır diyeceğinin yavaş yavaş farkına varmalıdır. Oldukça önem taşıyan bu konuda anne baba çocuğa rehberlik etmelidir.
Mahremiyet bilincini çocuk önce evde kazanmalıdır. Çocuk çevresindeki sınırlarını anne ve babasının önderliğinde öğrenmesi daha faydalıdır. Burada anne babanın çocuğuna anlatacağı temel noktalardan birisi kendi vücudunun özel olduğu, o izin vermediği sürece kimsenin bedenine dokunamayacağıdır. Bununla birlikte iç çamaşırının kapladığı bölgenin de özel olduğu ve çocuk izin vermedikçe, zorunlu olmadıkça kimsenin özel bölgesine dokunamayacağı da çocuğa belirtilmelidir. Çocuklara bu bölgeler anlatılırken cinsellik gibi anlatılırsa çocuklar bunu anlamayacaktır. Cinselliği bir yetişkinin anlayacağı şekilde anlaması için bir çocuğun 13 - 14 yaşına gelmesi gerekmektedir. Onun için küçük yaşta çocuklara mahremiyeti anlatırken özel bölgeye anne baba dahil olmak üzere kimsenin dokunamayacağına, ancak zorunlu durumlarda (doktorda tedavi olmak gibi) kendisi izin verdiğinde dokunulabileceğini belirtmek yeterli olacaktır. Eğer çocuk izin vermeden birisi dokunmaya ya da bakmaya çalıştığında oradan kaçması gerektiğini ya da çığlık atması gerektiğini belirtmelisiniz. Banyo zamanında ise çocuğun kendi banyosunu yapması konusunda çocuğa destek olmak doğru olacaktır. Çocuğun özel bölgelerini çocuk kendisi yıkamalıdır.
Ebeveynler kıyafetlerini değiştirirken çocuk odada olmamalıdır. Bununla birlikte çocuk kıyafetini değiştirirken anne çocuğun özel bölgelerine karşı hassas olmalı, çocuğun vücuduna dokunurken izin almalıdır. Çocuk kimsenin olmadığı bir odada kıyafetini değiştirmeye teşvik edilmeli ve çocuğa gerektiği kadar yardımda bulunulmalıdır. Çocuğa gece anne babanın odasına girerken kapının çalınması gerektiği öğretilmelidir. Çocuk bir yaşından itibaren farklı bir yatakta yatmalı altı yaşından itibaren de farklı bir odada kalmalıdır. Yetişkinler çocukları severken çocukların özel bölgesine dokunmamalıdır, çocukları öpmek de riskli davranışlardan kabul edilmektedir. Öpülerek ve özel bölgeleri dokunularak sevilen bir çocuk,cinsel olarak istismar eden kişinin davranışlarını sevgi göstergesi olarak tanımlayabilir ve bu durumu kimseye anlatma gereği duymayabilir. Bilinmelidir ki çocuğu cinsel olarak istismar eden kişiler genelde çocuğun yakınlarından ve çocuğun bildiği, tanıdığı kişilerden çıkmaktadır.
Çocukların mahremiyet bilincini olumsuz şekilde etkileyen etmenleri inceleyecek olduğumuzda bunların başında sosyal medya, televizyon yayınları ve arkadaş çevresi gelmektedir. Bundan dolayı küçük yaştaki çocuklar sosyal medyadan uzak tutulmalı, çocuklara telefon ve tablet verilecekse çocuğun ne yaptığı kesinlikle takip edilmelidir. Sosyal medyada siber zorbalık olarak adlandırılabilecek tacizler sonucu çocukların cinsel istismar riskine açık olduğu bilinmelidir. Herkesin kullandığı bir deyimle telefon ve tablete çocuk bakıcılığı yaptırılmamalıdır. Günümüzde maalesef çocuklarla birlikte izlenebilecek televizyon programlarına çok az rastlıyoruz. Bundan dolayı çocukların zihninde anlam veremediği davranışları barındıran ve dizi karakterlerinin birbirlerinin kişisel sınırlarını ihlal ettiği görüntülerden çocukları uzak tutmak gerekmektedir.
Çocuklarımızın çevresinde mahremiyet bilinci gelişmemiş çocuklar olabilmektedir. Çocuğa kötü dokunuşlara maruz kaldığında hemen oradan kaçması gerektiği, yüksek sesle bağırması gerektiği ve olup biteni size söylemesi gerektiğini daha önceden anlatmalısınız.